Hakaret Suçu

Hakaret Suçu

Hakaret Nedir?

 Hakaret suçu ve şartlarının anlaşılabilmesi için öncelikle hakaret nedir sorusuna cevap verilebilmeli, hakaretin tanımı anlaşılmalıdır. TDK’ye göre hakaret, “onur kırma, onura dokunma” anlamlarına gelir. Hakaret suçu Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinde düzenlenmiştir. TCK 125’e göre ise hakaret, “bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldırmak”tır.

Hakaret Suçu İle Korunan Hukuki Değer

 Hakaret suçu ile kişi onur, şeref ve saygınlığı korunmaktadır. Nitekim suçun düzenlendiği TCK 125 de “Şerefe Karşı Suçlar” başlığı altında düzenlenmiştir. Ayrıca maddenin gerekçesinde de fiilin cezalandırılmasıyla korunan hukukî değerin kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olduğu belirtilmiştir. Burada hem kişinin kendi kendisinin tanımladığı şeref hem de diğer kişilerin kişinin nezdinde ona tanımladığı şeref korunmaktadır. Hakaretler örf ve adet kurallarıyla belirlenir.

Hakaret Suçunun Unsurları

Fiil

Hakaret suçu seçimlik hareketli bir suçtur. TCK 125’in ilk fıkrasına göre oluşması için kişiye somut bir fiil veya olgu isnat edilmesi ya da kişiye sövülmesi gerekir. Somut bir fiil veya olgu isnat edilirken isnat edilen olgunun gerçek olup olmaması önemli değildir. Somut bir fiil veya olgunun isnat edilebilmesi için bazı unsurların mevcut olması gerekir. Sarf edilen hakaret niteliğindeki söz; konu, şahıs, yer ve zaman gibi unsurlar açısından açık olmalıdır. Bu unsurlarının tamamına gerek yoktur. Hakaret fiilinin oluştuğu kanısına varılabilecek düzeyde bulunmaları yeterlidir.

 Bir fiil değil belirli özellikler kullanılarak edilen hakaret sövmedir. Yani örneğin kişinin kişiliğine, huylarına, fiziksel özelliklerine, dini inançlarına, siyasi tercihlerine yönelen soyut ifadeler sövme kapsamına girer. Sövmede kişiye bir fiil isnat edilmez. Sövme illa sözlü olarak meydana gelmez. Hareketlerle, işaretlerle, yazılarla, görsellerle, imalı şarkılarla vs. de sövme gerçekleştirilebilir. Hatta ve hatta ihmali hareketle dahi sövmek suretiyle hakaret suçunun oluşması mümkündür. Örneğin birine “alçak” veya “namussuz” demek sövme kapsamına girerken, aynı kişiye “okulun rüşvet çetesinin lideri” demek o kişiye somut bir olgu isnat etmektir.

Fail

 Suçun faili herhangi bir gerçek kişi olabilir. Tüzel kişilerin ceza hukuku bakımından yaptırıma uğramaları zaten TCK m. 20 uyarınca mümkün değildir. Bu durum Türk Ceza Kanunu’nun 20. maddesinin 2. fıkrasında “Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz.” şeklinde açıkça belirtilmiştir.

Mağdur

 Suçun mağduru yine herhangi biri olabilir. Yalnızca Cumhurbaşkanına hakaret istisnai bir durumdur ve TCK’nin 299. maddesinde düzenlenmiştir.

 Mağdurun akıl hastası, ayırt etme gücünden yoksun veya küçük olması durumunda da suçun unsurları oluştuğu takdirde hakaret suçu vardır.

 TCK 126’ya göre mağdur belirlenirken ismi doğrudan zikredilmemiş olsa dahi sözün niteliğinde ve mağdura yönelik olduğuna dair kesin bir fikir oluşabiliyorsa hakaretle birlikte mağdurun isminin de açıkça zikredildiği varsayılacaktır.

Nitelikli Unsurlar

 TCK 125/3’e göre hakaret suçunun “a)Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, b)Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı c)Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi halinde” suçun nitelikli hali işlenmiş sayılır. Bu hallerde failin daha fazla cezaya çarptırılacağı öngörülmektedir.

 Kamu görevlisine hakaret onun görevinden dolayı edilmelidir. Kamu görevlisine edilen ama göreviyle alakası olmayan bir hakarette nitelikli unsur aranamaz. Ama bu, hakaretin görev sırasında icra edilmesi gerektiği anlamına gelmemektedir. Zira kanunda böyle bir ayrım yapılmamıştır. Hakaret yerine getirilen görev devam ederken veya sona erdikten sonra yani görevden sonra da işlenebilir. Buradaki tek şart hakaretin görevden bahisle işlenmesidir. Aksi takdirde fail suçun temel şekli ile cezalandırılabilir.

 Ayrıca TCK 125/4’te hakaret suçunun aleni bir şekilde işlenmesi sonucunda da cezanın artırılması öngörülmektedir. Aleniyet, kanunda tanımlanmamıştır. TDK’ye göre ise aleniyet “açıklık” anlamına gelmektedir. Yani hakaret suçu aleniyet sonucunda nitelikli hali oluşturur bu da TCK 125 kapsamında cezanın arttırılmasının sebeplerindendir.

Avukata Hakaret Suçu

 Avukatlık, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 1. maddesine göre bir kamu hizmetidir. Bu nedenle avukata görevinden dolayı hakaret edilmesiyle ortaya çıkan avukata hakaret suçu bir kamu görevlisine hakaret edilmesi anlamına gelecek ve hakaret suçunun nitelikli unsurlarından birinin oluşmasına neden olacaktır. Fail de bu avukata hakaret suçu uyarınca cezalandırılacaktır.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin 2018/2010 E. 2018/6002 K. ve 24.04.2018 Tarihli Kararı:

Sanığın sarf ettiği “bütün avukatlar sahtekardır, sende sahtekarsın” şeklindeki sözlerinde avukatın kamu görevi ile hakaret eylemi arasında nedensellik bağının bulunduğu, sanığın katılan …’in, …’ın vekili olduğunu bildiği, katılanın yerine getirdiği avukatlık hizmetini aşağılayan ve küçük düşürücü ve tahkir edici sözlerinin katılanın göreviyle ilgili olup sıfat ve hizmetinden dolayı gerçekleştirdiğini ve sanığın eyleminin TCK’nın 125/1-3/a maddesi kapsamında bulunduğu kabul edilmelidir.

Milletvekiline Hakaret Suçu

 Türk Ceza Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde “kamu görevlisi” ifadesinin tanımı yapılmıştır. Bu tanıma göre “Kamu görevlisi deyiminden; kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi” anlaşılır. Milletvekilleri kamusal faaliyetlerin yürütülmesi amacıyla seçilmiş kişileridir. Bu nedenle de kamu görevi mahiyetine sahiptirler. Buna göre milletvekiline görevinden dolayı edilen hakaret, kamu görevlisine hakaret kapsamına girecek ve milletvekiline hakaret suçu suçun nitelikli halini oluşturmuş olacaktır.

Manevi Unsur

Hakaret suçu oluşumunda özel bir kastın olması gerekli değildir. Genel kast yeterlidir. Bu suç olası kastla da işlenebilir. Yani failin, mağdurun onur, şeref ve haysiyetini zedeleme amacıyla söylemediği sözler de eğer fail bu sözlerin onur, şeref ve haysiyet zedeleyecek nitelikte olduğunu biliyorsa hakaret niteliğindedir. Yani failin, söylediği sözlerin şerefi zedeleyici bir söz olduğu bilincinde olması genel kast için yeterlidir. Gıyapta hakarette ise failin ihtilat unsurunun gerçekleştiğinin bilincinde olması yeterli olacaktır.

 Bu suçun taksirle cezalandırılmasının imkanı yoktur. Taksirli ceza sorumluluğu kanunda açıkça belirtilmiş olmadıkça söz konusu olamaz.

İsnadın ve Sövmenin Biçimleri

Huzurda

 Hakaret suçunun huzurda işlenmesi, mağdurun direkt yüzüne karşı işlenmesi anlamına gelir. Diğer bir ifadeyle hakaret niteliğindeki sözün bizzat mağdur tarafından, o anda öğrenilmesidir. Hakaretin illa mağdur ile yüz yüzeyken işlenmesi şart değildir. İleti yoluyla da işlenebilir. Yeter ki mağdur tarafından o anda öğrenilsin.

Gıyapta

 Gıyapta hakaretin söz konusu olabilmesi için hakaret fiilinin en az üç kişiyle ihtilat edilerek gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Failin bu ihtilattan haberdar olması gerekir. İhtilat unsuru burada bir cezalandırılabilme şartı olarak karşımıza çıkmaktadır. Burada önemli nokta failin, ihtilat unsurunun bilincinde olması gerektiğidir. Şayet fail ihtilat unsurunun bilincinde değilse ihtilat gerçekleşmiş sayılmaz.

Sosyal Medyada Hakaret Suçu

 TCK 125/2’ye göre hakaretin herhangi bir ileti yoluyla işlenmesi durumunda da hakaret suçu işlenmiş sayılır. Bu şekilde işlenen suç da huzurda işlenmiş sayılır. İnternet ve sosyal medya da çok yönlü bir iletişim aracıdır. Bu nedenle bunlar üzerinden işlenen hakaret suçları da huzurda işlenen hakaret suçları kapsamındadır ve TCK 125/1’deki cezaya tabidir. Yani sosyal medyada hakaret etmek de gerekli diğer unsurların da (hakaret suçunun unsurları) sağlanması durumunda cezaya tabi bir suçtur.

 Ama bu suçların işlenebilmesi için, örneğin telefonda hakaret suçunun gerçekleşebilmesi için kişinin doğrudan mağdur ile görüşmüş olması gerekir. Başka bir kişiyle konuşurken üçüncü kişilere hakaret edilmesi telefonda hakaret suçunu oluşturmaz. Ancak gıyapta hakaret oluşabilir. Gıyapta hakaretin oluşabilmesi için de ihtilat unsuru gereklidir. Yani iletinin en az üç kişiyle ihtilat edilmesi gerekir.

 Sosyal medyada edilen hakaretler ise kapalı bir şekilde üçten az kişiyle paylaşılmadıkça direkt huzurda işlenmiş sayılır. Yani paylaşımın ya direkt umuma açık bir şekilde gerçekleştirilmesi gerekir ya da en az üç kişiyle ihtilat ederek. Sosyal medyada hakaret etmenin veya sosyal medyada küfür etmenin cezası da yine TCK 125 1. fıkrası ile belirlenir.

Hakaret Suçu Cezası

 TCK 125’e göre hakaret suçu cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır. Suçun ileti yoluyla işlenmesi durumunda da aynı cezaya hükmolunur. Suçun alenen işlenmesi halinde verilecek olan ceza altıda biri oranında artırılır ve diğer nitelikli hallerin işlenmesi durumunda ceza bir yıldan az olamaz.

 Sosyal medyada hakaret etmenin ya da sosyal medyada küfür etmenin cezası da suçun basit haliyle aynıdır. İleti yoluyla edilen hakaretleri düzenleyen 2. fıkrada “Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.“ denmektedir.

 TCK 125/5’e göre “Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır.” Yani kurulu oluşturan her üyeye ayrı ayrı hakaret edilmiş sayılır ve kişi buna göre, zincirleme suç hükümleriyle yargılanır.

 Hakaret suçu şikayete bağlı bir suçtur bu nedenle de zamanaşımı vardır. Hakaret suçunun zamanaşımı 6 aydır. Altı ay içerisinde şikayette bulunulmazsa şikayet etme hakkı da düşer.

Hakaret Suçu Para Cezasına Çevrilir Mi?

 Ceza olarak 2 yıl veya daha az hapis cezasına karar verilirse cezanın ertelenmesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanabilir. Suçun nitelikli halleri dolayısıyla verilecek olan cezalar adli para cezasına çevrilebilir. Suçun temel halinde uygulanacak cezalar arasında zaten adli para cezası mevcut olduğundan suçun temel halinden dolayı alınan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi söz konusu olamaz.

Hangi Sözler Hakaret Sayılır?

 Beddua niteliği taşıyan sözler, kişinin onur, şeref ve haysiyetini zedeleyici boyutta olmayan sözler ve eleştiri niteliğindeki sözler hakaret suçu kapsamına girmez. Ancak Yargıtay içtihatlarında genellikle kamu görevlisine yöneltilen beddualar hakaret sayılırken diğer kişilere yöneltilen beddua hakaret sayılmamaktadır. Bununla birlikte tüm sinkaflı küfürler; “kaltak”, “sürtük”, “şerefsiz”, “şarlatan” gibi sözler ve “şerefsizler, rüşvet vermiyoruz onun için ceza yazıyorlar” gibi ifadeler Yargıtay tarafından hakaret sayılmıştır.

 Hakaretin edilmesi için illa söze gerek yoktur. Nitekim Yargıtay, kararlarında el hareketleriyle, yazı, resim, şekiller veya benzer başka şekillerle de sövme şeklindeki hakaret suçunun oluşacağını kabul etmiştir.

Hakaret Suçu Şikayete Tabi Mi?

 Hakaret suçu kamu görevlisine karşı işlendiyse veya suçun nitelikli halleri oluştuysa suç re’sen soruşturulur. Bu haller dışında hakaret suçu şikayete tabidir. Şikayet yapılmadıkça soruşturma veya kovuşturma yapılmaz. Ayrıca bir hakaret şikayet süresi de vardır. Bu süre TCK m. 73 uyarınca belirlenmiştir.

Hakaret Suçu Basit Yargılama Usulü

 Yukarıda da belirtildiği gibi hakaret suçu şikayete tabi bir suçtur. TCK m. 73 uyarınca,

“Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.” Bu nedenle hakaret suçunun zamanaşımı vardır. Mağdur, failin kimliğini öğrendiği andan itibaren altı ay içerisinde şikayette bulunmalıdır. Diğer şikayete bağlı suçlarda olduğu gibi hakaret şikayet süresi altı aydır. Hakaret suçu, CMK 253 ve devamı uyarınca uzlaşmaya tabidir. Görevli mahkeme ise suçun işlendiği yer asliye ceza mahkemesidir. Eğer fail, tek bir eylemiyle birden fazla kişiye hakarette bulunmuşsa her bir mağdurun birbirinden ayrı şikayet hakkı doğacaktır.

Hakaret Suçu Cezasızlık Şartları

İsnadın İspatı

 Hakaret suçu cezasızlık şartlarından ilki isnadın ispatı durumunda ortaya çıkar. Failin söylediği sözlerin gerçekliğinin ispat edilmesi durumunda faile ceza verilmez. Bu hak doğal olarak eğer fail, mağdura somut bir olgu isnat ettiyse kullanılabilir. Örneğin, failin mağdura “Sen herkesin parasını çaldın. Sen hırsızsın, dolandırıcısın” demesi durumunda, kişinin gerçekten herkesin parasını çaldığı ispatlanırsa hakaret eden kişi ceza almaz. Ama isnadın ispatının bazı şartları vardır. Bunlar TCK m.127’de “İsnadın ispatı” başlığı altında sayılmıştır. Bu maddeye göre isnadın ispatı için:

  • İsnat edilen fiilin suç teşkil eden bir fiil olması ve mağdurun bu fiilden dolayı hüküm giymesi
  • Mahkeme tarafından, isnat olunan fiilin ispat edilmesinde kamu yararı olduğu kanısına varılması
  • Hakarete maruz kalanın, isnadın araştırılmasını kabul etmesi

maddelerinden birisinin gerçekleşmesi gerekir. İsnadın ispatı halinde dava düşer.

 Eğer daha önceden hükmedilmiş bir mahkeme kararı olan kişiye hakaret edilirse bu durumda mağdurun hüküm giymiş olduğu öne sürülerek isnat ispat edilmiş olmaz. Yargıtay’a göre, bir kere hüküm giymiş olan kişi hayatı boyunca hüküm giydiği eylem ile anılamaz.

 Kamu hayatında bulunmayan kişinin işlediği iddia edilen fiillerin ispatında kamu yararı yoktur. Bu nedenle bu kişilere suç teşkil etmeyen fiillerin isnadı durumunda bunların ispatında kamu yararı yoktur. İsnat edilen fiil örneğin kişinin özel hayatıyla ilgili ise bu fiilin ispatında da kamu yararı yoktur. Bu durumlarda ancak mağdur isnadın araştırılmasını kabul ederse isnadın gerçekliği araştırılabilir.

Suçun Bir Haksız Fiile Karşı İşlenmesi

 TCK 129/1’e göre hakaret suçunun bir haksız fiile karşı işlenmesi halinde ceza üçte bir oranında azaltılabilir veya ceza verilmeyebilir. Bu maddenin uygulama alanı bulabilmesi için hakarete uğrayan tarafının haksız bir fiil işlemiş olması ve hakaret edenin de bu haksız fiili  gerçekleştiren kişiye hakarette bulunmuş olması gerekir.

Suçun Kasten Yaralama Suçuna Karşı İşlenmesi

 TCK 129/2’ye göre hakaretin kasten yaralama suçunu işleyen kişiye karşı edilmesi halinde, hakaret edene ceza verilmez. Burada kanun, kasten yaralama eyleminin kime yönelmiş olması gerektiği açıkça belirtmediğinden hakaret suçunun failine karşı veya bir üçüncü kişiye karşı yöneltilmiş olabilir.

Suçun Karşılıklı Olarak İşlenmesi

 TCK 129/3’e göre hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi durumunda “(…) taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” Bu maddeye dayanarak kişinin cezasının düşürülmesi veya ceza almaması için karşısındaki ilk hakaret eden kişinin haksız olması gerekir. İlk hakarette bulunan kişi bir görevi yerine getiriyor veya bir hakkını kullanıyordu ise, sonrasında buna tepki olarak edilen hakaret bu madde kapsamına girmez.

 Bu maddeden yararlanabilmenin bir diğer şartı da hakaretlerin karşılıklı olmasıdır. Yani hakaret, ilk hakaret eden tarafın hakaret ettiği kişi tarafından edilmelidir. Bu durumda hakaret suçu cezasızlık şartlarından biri oluşur.

İddia ve Savunma

 Yargı erkleri veya idari makamlar tarafından yapılan soruşturmalar, kovuşturmalar, iddialar, yazılı ve sözlü ifadeler, yazılı ve sözlü başvurular, dilekçeler, iddialar ve savunmalar kapsamında söylenen sözler ya da bu kapsamda isnat edilen somut fiil veya olgular hakaret suçu cezasızlık şartları kapsamındadır.

Hakaret Suçu Memuriyete Engel Mi?

 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 58/A-5. maddesinde devlet memurluğuna alınmak için gereken şartlardan biri, “Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak.” şeklinde belirtilmiştir. Bu kanun maddesi ışığında bir yıldan az ceza almış ya da aldığı hapis cezası adli para cezasına çevrilmiş faillerin devlet memuru olmalarında bir engel yoktur.

 Hakaret suçu dolayısıyla bir yıl veya daha fazla hapis cezası almış olan failler devlet memuru olamazlar. Ancak fail 18 yaşından küçükse adli sicil ve arşiv kayıtları ancak soruşturma ve kovuşturma için mahkemelerce incelenebileceğinden bu kişiler yine devlet memuru olabilirler.

Hakaret Suçu Yargıtay Kararları

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2015/26138 E. 2016/6745 K. ve 04.04.2016 Tarihli Kararı:

“Terbiyesiz, saygısız” şeklinde, kaba ifade ve ağır eleştiri niteliğindeki sözler, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunu oluşturmaz.

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 08. 12.2005  Tarih, 22453/28522 Sayılı Kararı:

Sanığın “Allah belanı versin” sözleriyle  davacıya hitabı  bedduada bulunmak niteliğinde olup, namus, şöhret veya vakur haysiyete  taarruz teşkil etmeyeceği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi yasaya aykırıdır.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2016/15862 E. 2016/16924 K. ve 1.11.2016 Tarihli Kararı:

Sanığın, katılana yönelik söylediği “kim oluyorsun sen çingene” şeklindeki ifadesinde geçen “çingene” sözü, Türk Dil Kurumunun Güncel Sözlüğünde “Hindistan’dan çıktıkları söylenen, dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan bir topluluk” olarak tarif edilmiş olup, sanığın “çingene” ifadesi ile halen ülkemizde kendilerini “roman” olarak nitelendiren ve Avrupa’dan Türkiye’ye göç etmiş vatandaşlarımızı kast etmesi karşısında; bu sözlerin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle, hakaret suçunun unsurları oluşmamıştır.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 12.06.2017 Tarih 2332/5542 Sayılı Kararı:

Hakkında verilen karardan hoşnut kalmayan sanığın “bu ne biçim adalet, böyle adalet görülmemiş” biçimindeki sözleri yargıcı küçük düşürücü nitelikte değildir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2020/20273 E. 2020/13343 K. ve 22.10.2020 Tarihli Kararı:

Sanığın, katılana gönderdiği “hahahha salak” şeklindeki mesaj; muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek nitelikte olduğundan hakaret suçunu oluşturur.

Kaynakça
-M. ve Üzülmez İ. (2021). Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler. Seçkin Yayınevi, İstanbul. 14. Baskı
-5237 sayılı TCK
-Yargıtay içtihatları
-Özen, M. (2008). Hakaret Suçu İnternet Yoluyla İşlenmesi. Türkiye Barolar Birliği Dergisi, (75), 94-108.
-Artuk, M, E., Gökçen A., Alşahin, M. E. ve Çakır, K. (2018). Ceza Hukuku Özel Hükümler. Adalet Yayınevi, Ankara. 17. Baskı

Latest posts by Özkan Baran OKTAY (see all)

7 thoughts on “Hakaret Suçu”

Yorum bırakın

Yorumunuza yalnızca isminizi eklemeniz yeterlidir.

Yorum yaptığınızda, isminiz bir dahaki sefere hatırlatılmak üzere tarayıcınıza kaydedilebilir. Detaylı bilgi için Kullanım Koşulları ile Gizlilik ve Çerez Politikamızı okuyabilirsiniz.