Kurucu İktidar

Kurucu İktidar

Enes Tetik

Yazar:

Enes TETİK

Çalışma Alanları: Anayasa Hukuku │ Genel Kamu Hukuku │ İdare Hukuku

Kurucu İktidar Nedir?

Kurucu iktidar kavramı kabaca anayasayı yapma veya anayasayı değiştirme iktidarı şeklinde tanımlanabilir. Bu kavram ile ortada bir anayasa yapan veya var olan bir anayasa üzerinde değişiklikler yapan bir iktidarın olduğu anlatılmak istenmektedir. Ancak bu kavram ile birlikte karşımıza bir de kurucu iktidar kurulmuş iktidar ayrımı durumunun çıkması da söz konusu olabilmektedir.

Kurucu iktidar kavramı tanımı ile birlikte sonra başka bir deyişle anayasa yapımını mümkün kılan veya var olan anayasa üzerinde değişiklikler yapma hakkını kendinde gören veya bu güce sahip olan bir iktidar olarak ifade edilebilir. Bu ifade ile bu iktidar ile ortaya yeni bir anayasa koyma iktidarı söz konusu olmaktadır.

Kurucu İktidarın Özellikleri

Kurucu iktidar özellikleri birden fazla şekilde karşımıza çıkmaktadır. Kurucu iktidar özellikleri denildiğinde en önemlisi olarak karşımıza çıkan iktidarın kendi istekleri doğrultusunda yepyeni bir anayasa ortaya koymasıdır. Bu iktidar anayasayı meydana getirirken de iradesini herhangi bir şekilde bağlayan yazılı ve üstün bir hukuk kuralı söz konusu değildir. İktidarın bağlı bulunduğu bir hukuk kuralının söz konusu olmamasından dolayı da kendisinden üstün başka iktidar da yoktur. Bu durumdan yola çıkarak denebilir ki bu iktidarın asli olarak iki özelliği söz konusudur. Bunlar sınırsız ve hukuk dışı oluşudur.

Sınırsız veya hukuk dışı olması konusunda doktrinde birkaç yazar tarafından birtakım farklı görüşler ortaya konulmuş olsa da bu konu açısından genel yaklaşım bu iktidar tipinin sınırsız ve hukuk dışı oluşudur. Bu nedenle bu iktidarın sınırsız ve hukuk dışı olması kabul görmektedir.

Sınırsız bir iktidar olmasından anlaşılan; kurucu iktidarın ortaya yeni bir anayasa koyacağı zaman herhangi bir hukuk kuralı ile bağlı olmamasıdır. Bu konuda tabi olacağı bir sınırın söz konusu olmamasıdır. Bundan dolayı da bu iktidarı sınırlayan bir kural söz konusu değildir.

Hukuk dışı bir iktidar olmasından anlaşılması gereken ise; bu iktidarın ortaya çıktığı durumlarda mevcut bir hukuk düzeninin olmamasıdır. Yani bu iktidar hukuk boşluğunun mevcut olduğu zamanlarda ortaya çıkan iktidar türüdür. Burada iktidar bir hukuk boşluğunda ortaya çıkar ve herhangi bir hukuk kuralı ile bağlı değildir. Bu iktidar daha sonra bağlı olunacak hukuk kurallarına önayak olur.

Kurucu İktidar Düşüncesinin Ortaya Çıkışı

Kurucu iktidar düşüncesi, Fransız devrimi döneminin Fransız siyasal düşüncesinde bazen açık, bazen de kapalı bir şekilde kendine yer bulmuş, yer yer ifade edilmiştir. Bu düşüncede özellikle, dönemin üç büyük siyasal düşünürü olan Rousseau, Montesquieu ve Sieyès ön plana çıkmışlardır.

Rousseau’nun düşüncelerinde tam olarak kurucu iktidar anlayışına rastlandığını söylemek güçtür çünkü kendisi toplum sözleşmesi yaklaşımı ile kurucu ve kurulmuş iktidar ayrımını bir nevi kabul etmemektedir. Rousseau’nun sosyal sözleşme kuramında, kurulmuş iktidarlardan ayrı bir kurucu iktidar düşüncesinin izlerine rastlanmamaktadır. Rousseau’nun ortaya koymuş olduğu kuramda, kuruculuk fonksiyonu ile yasama fonksiyonu arasında bir ayrımın olabileceği düşünülmemiştir. Rousseau’ya göre, bir yasa kuralı ile bir anayasa kuralı, genel iradenin birer görünümü olmaları itibariyle aynı değere sahiptir. .

Montesquieu’da ise tam olarak olmasa da bu düşünceye rastlanabilir. Kuvvetler ayrılığı ilkesi ile iktidarları bölen Montesquieu bunun açıklamasını tam olarak ortaya koyamamış ancak kurucu iktidar kavramına bir yaklaşım ortaya koymuştur. Bu iktidar paylaşımlarının nasıl yapılacağı konusu tam olarak netleştirilmiş olmasa da bu durum üzerine düşünülmüş olması bir bu kavramın hissedildiğini göstermektedir. Burada düşünce açısından bir belirti olsa da kurucu iktidarın isim babası olarak değerlendirilemez.

Kurulmuş iktidarlardan ayrı bir kurucu iktidar düşüncesine ilk kez Sieyès’te rastlanır. “Bir anayasa her şeyden önce bir kurucu iktidara dayanır” diyen Sieyès, anayasa kavramını doğrudan doğruya, “kurucu iktidar” ve “kurulmuş iktidarlar” ayrımını yapmış ve bu kavramı kurulmuş iktidardan farklı bir şekilde ortaya koymuştur. Görüldüğü üzere önceki düşünürler ve çağdaşlarının aksine burada bir ayrıma gidilmesi söz konusudur. Kurucu iktidar kavramını açık bir şekilde ortaya koyan Sieyes, kurucu iktidarın isim babası olarak doktrinde yerini almıştır.

Kurulmuş İktidar

Anayasanın belirlediği yapı içinde, yetkileri yine anayasa ile tanınmış ve sınırlandırılmış organlardan oluşan devlet otoritesini ortaya koyan iktidar türü kurulmuş iktidar olarak karşımıza çıkmaktadır. Kurulmuş iktidar durumunda, bazı kurallarla, birtakım yasaklar konulacak veya tam aksine kişilerden bazı şeylerin yapılması istenecek onlara birtakım yükümlülükler getirilmesi gerekmektedir. Kurulmuş iktidarın bu işlevine “yasama işlevi” denir ve bu işlevi yerine getiren devlet organı da, “yasama organı” olarak karşımıza çıkar.

Yapılmış kanunların yürütülmesi, uygulanması kurulmuş iktidarın bir başka işlevidir ve bunu yerine getirecek olan organ da anayasada düzenlenmiş bulunan yürütme organıdır. Ülkeden ülkeye veyahut sisteme göre bu yürütme organları farklılık gösterebilir. 

Kanunların yürütülmesinde ortaya çıkan birtakım çekişmelerin de çözümlenmesi gerekmektedir. İşte kanunların uygulanmasında ortaya çıkan bu çekişmelerin gözlenip, kesin bir biçimde çözümlenmesi işlevi, devletin yargı fonksiyonunu oluşturur ve bu fonksiyonu yerine getirecek olan organ, yargı organıdır. Kurulu iktidarda bütün bu işlevler Anayasa kuralları çerçevesinde yerine getirilmektedir.

İşte Anayasada düzenlenmiş bulunan, sınırları çizilen iktidar kurulmuş iktidardır. Kurulmuş iktidar, kurucu iktidar tarafından yapılan anayasa ile hukukî ve siyasî statüleri belirlenen devlet organlarıdır. Başka bir deyişle, kurulmuş iktidar, anayasada düzenlenen kurumlar aracılığıyla devletin çeşitli yetkilerini kullanma iktidarıdır.

Kurucu İktidar Kurulmuş İktidar Ayrımı

Kendisine kurucu iktidar denilen iktidar anayasayı kuran bir iktidardır. Yukarıda açıklandığı gibi kurucu iktidarın söz konusu olduğu durumlarda sıfırdan yepyeni bir anayasa yapımı söz konusudur. Kurucu iktidarın yanında bir de Anayasalar tarafından kurulan iktidarlar vardır. Bu açıdan kurucu iktidar kurulmuş iktidar ayrımı yapılması önem arz eder. Anayasada düzenlenen  ve kurulan yasama, yürütme ve yargılama gibi olağan devlet iktidarlarını, bunların dışında bulunan, onlardan üstün olan ve onları kuran kurucu iktidardan ayırmak gerekir. İşte burada kurulmuş iktidar söz konusudur. Bu açıdan kurucu iktidar-kurulmuş iktidar ayrımının yapılması önemlidir.

Kurulmuş iktidar, devletin iktidarı, kurucu iktidar ise devlet-dışı bir iktidardır. Kurucu iktidar sınırsız ve hukuk dışıdır. Fakat kurulmuş iktidar sınırlı ve hukuki bir iktidardır. Bağlı olduğu kurallar söz konusudur. Kurucu iktidar yetkisini hiçbir yerden almaz ancak kurulmuş iktidar yetkisini anayasada almaktadır ki bu sınırlı/sınırsız olmanın bir dışa vurumudur. Bu nedenle kurulmuş iktidar daha sonradan ortaya çıkan anayasaya bağlı olan ikincil bir iktidar türüdür. Bu da asli ve tali iktidar durumunu ortaya koymaktadır.

Kurucu İktidar Örnekleri

Kurucu  iktidar  hukuk dışı bir iktidardır.  Başka  bir  deyişle,  bu  iktidar,  “hukuk  boşluğu”nun söz konusu olduğu ortamlarda ortaya çıkar. Bu durum birden fazla asli kurucu iktidar biçimleri olarak kendini gösterebilir. Hukuk dışı bir ortamın baştan beri var olduğu veya sonradan bir hukuk boşluğu ortaya çıktıktan sonra asli kurucu iktidar biçimleri meydana gelebilir. Bu ortaya çıkış zamana ve duruma göre farklılıklar arz edebilir.

Mevcut bir hukuk boşluğundan sonra meydana gelen asli kurucu iktidar örnekleri karşımıza birden fazla şekilde çıkmıştır. Bunlar sıfırdan devlet kuran kurucu iktidarlar olarak ifade edilebilir. Bu kurucu iktidar örnekleri şöyle sıralanabilir.:

  • Avrupa’da Ortaçağ Feodalitesinden Mutlak Monarşilere Geçilmesi
  • Sömürgelerin Bağımsızlığına Kavuşması
  • Savaş
  • Bağımsız Devletlerin Birleşmesi
  • Bir Devletin Birden Çok Bağımsız Devlete Ayrılması

Sonradan  yaratılmış  hukuk  boşluğu  ortamında  beliren  asli kurucu iktidar örnekleri  ise  yeni  bir  anayasa  yapmak,  yeni  bir  hukuk  düzeni  kurmak  için,  önce  mevcut  anayasayı  ortadan  kaldırarak  bir hukuk  boşluğu  yaratır;  sonra,  bu  hukuk  boşluğunu  yeni  bir  anayasa  yaparak,  yeni  bir  hukuk  düzeni  kurarak  doldurur. Burada hukuk boşluğu ortamında yeni bir iktidar ortaya çıkmaktadır.

Bu durumlar için kurucu iktidar örnekleri :

  • Devrim ya da Hükümet Darbesi
  • Savaş

olarak karşımıza çıkabilir.

Devrim ya da savaş sonrası gibi bir durumda ortaya çıkan bu iktidar, önce siyasal rejimi yıkar; “anayasayı ilga” eder; hukuk boşluğu yaratır. Bu iktidarı ortaya çıkaran olaylar hangi şekilde meydana gelirse gelsin hepsinde ortak özellik, önce bir hukuk boşluğunun meydana gelmesi daha sonra da bu boşluğun yeni bir anayasa yapılarak doldurulmuş olmasıdır. 

Asli Kurucu iktidar

Asli İktidar kavramı aslında kurucu iktidar kavramıyla özdeş olarak kullanılmaktadır. Bu anlamda yukarıda yapılmış olan açıklamalar asli iktidar kavramı için de geçerlidir.

Aslî iktidar değinildiği gibi hukuk-dışı bir iktidardır. Hukuk boşluğu ortamında ortaya çıkar. Baştan itibaren var olan bir hukuk boşluğu ortamında ortaya çıkan aslî iktidar yepyeni bir anayasa yapar.

Sonradan ortaya çıkan hukuk boşluğu ortamında ortaya çıkan aslî iktidar ise yeni bir anayasa yapmak, yeni bir hukuk düzeni kurmak için, önce mevcut olan anayasayı ortadan kaldırarak ortaya bir hukuk boşluğu çıkarır daha sonra ise bu hukuk boşluğunu yeni bir anayasa yaparak doldurur. Bu durumda yepyeni bir devlet kurulmamakta, mevcut devletin kuruluşu yenilenmektedir.

Aslî iktidarın, “hukuk-dışılık” ve “sınırsızlık” olmak üzere başlıca iki özelliği vardır. Aslî iktidar, “hukuk-dışı bir iktidardır. Yukarıda belirtildiği gibi, bu iktidar, hukuk boşluğunun söz konusu olduğu bir ortamda ortaya çıkan ve işleyen bir iktidardır. Aslî iktidarı bağlayacak bir hukuk kuralı yoktur. Aslî iktidar hiçbir hukuk kuralıyla bağlı olmaksızın, yeniden, sıfırdan ortaya bir anayasa çıkarır.

Aslî iktidar, ikinci olarak sınırsız bir iktidardır. Zira hukuk-dışı niteliğini açıkladığımız yukarıdaki paragrafta belirttiğimiz gibi, bu iktidar devrim, hükûmet darbesi gibi olağanüstü durumlarda ortaya çıkmakta, mevcut rejimi devirmekte, anayasayı ilga etmektedir. Böyle bir iktidarı sınırlandıracak herhangi bir hukukî kural veya güç yoktur.

Tali Kurucu İktidar

Tali kurucu iktidar, var olan bir anayasayı yine o anayasada belirlenmiş usûl ve yöntemlerle değiştirme iktidarıdır. Tali iktidar bir başka Türev kurucu iktidar ismiyle de karşımıza çıkabilir. Türev kurucu iktidar denildiği zaman tali iktidar anlaşılmalıdır.

Tali kurucu iktidar hukukî bir iktidardır. Tali kurucu iktidar, anayasada öngörülen kurallar içinde çalışan bir iktidardır. Tali iktidar bu sebeple asli iktidarın aksine hukuk boşluğunun olmadığı durumlarda söz konusu olmaktadır.

Tali kurucu iktidar, şekil yönünden bakıldığında sınırlı bir iktidardır. Bu sınırı anayasada belirtilen anayasayı değiştirme kuralları oluşturur. Bununla birlikte bazı yazarların görüşlerinin aksine tali  kurucu  iktidarın sınırını belirleyen evrensel kural ve mekanizmalar söz konusu değildir.  Sınır, her  ülkenin kendi hukuk sistemi içinde belirlenen sınırlardan oluşur.

Tali iktidarın ayırıcı özelliği önceki bir kurala dayanmasıdır. Yani tali iktidar asli iktidar tarafından belirlenmiş olan kurallara dayanmaktadır ve onlarla bağlıdır. Bununla birlikte tali iktidarın kural olarak, anayasayı değiştirirken, onun içeriğiyle bağlı olmadığını, yani maddî bakımdan sınırsız olduğunu söyleyebiliriz.  Tali iktidarlar önce, değiştirme usûlüne uygun olarak, değiştirme yasağı getiren maddeyi değiştirip, sonra değiştirilmesi yasaklanan maddeyi değiştirebilirler. Buna hiçbir hukukî engel yoktur.

Tali Kurucu İktidarın Özellikleri

Tali iktidar özellikleri bakıldığında asli olarak 2 tanedir diyebiliriz. Bunlar yukarıda da belirtildiği gibi hukuki ve sınırlı bir iktidar olmasıdır. Yani tali iktidar hukuki ve sınırlı bir iktidardır.

Tali iktidar hukuki bir iktidardır: Tali iktidar, asli iktidar gibi hukuk-dışı yani hukuk boşluğunun söz konusu olduğu durumlarda ortaya çıkan bir iktidar değildir. Hukuk boşluğunun söz konusu olmadığı bir ortamda ortaya çıkan tali iktidar bu sebeple de hukuki bir iktidardır.

Tali  iktidar sınırlı bir iktidardır: Tali iktidar sınırlı bir iktidar olarak karşımıza çıkar. Asli iktidar hukuk boşluğunun olduğu ortamlarda ortaya çıkmasından dolayı herhangi bir kuralla da sınırlı değilken tali iktidar, asli iktidar tarafından oluşturulan anayasa kurallarıyla bağlıdır. Fakat denebilir ki bu bağlılık çoğu zaman şekli bir bağlılıktır. Fakat yine de tali iktidarın sınırları mevcuttur ve bağlı olduğu kurallar olan sınırlı bir iktidardır.

Tali Kurucu İktidar Sahibi

Anayasayı değiştiren organ, yani tali iktidarı kullanan organ, “tali kurucu organ” olarak karşımıza çıkar. Bu organ anayasayı değiştirme yetkisini asli iktidar tarafından veya tali iktidar tarafından yapılmış olan anayasadan almaktadır.

Tali kurucu organ, yukarıda açıklandığı gibi bir “kurulmuş” bir organ olarak karşımıza çıkmaktadır. Kurulmuş olması itibariyle da diğer anayasal organlardan herhangi bir farkı yoktur. Başka bir deyişle, tali kurucu organ dayandığı hukukî temel bakımından anayasada düzenlenmiş olan diğer anayasal kurum ve organlarla aynı hukukî değere sahiptir. Denebilir ki tali kurucu organ iktidarı kullandığı için bir anlamda tali iktidarın da sahibidir. Bunlar da anayasada düzenlenmiş bulunan organlardır.

Türkiye’de tali iktidar yetkisi yani anayasayı değiştirme yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhurbaşkanı ve halk arasında paylaştırılmış bir şekilde karşımıza çıkmaktadır. Anayasa değişikliğinin düşünüldüğü, yapılmak istendiği bir durumda öncelikle teklif meclise sunulur ve milletvekilleri tarafından mecliste görüşülür. Değişiklik için yine Türkiye özelinde  nitelikli çoğunluk aranarak anayasa değişikliği teklifi oylanır. Anayasa değişikliğinin gerekli çoğunluklarla kabulü halinde Cumhurbaşkanı onayına sunulur. Mecliste nitelikli çoğunluk oyu 360-400 arasında ise zorunlu referandum durumu, 400 ve üzeri olacak şekilde ise ihtiyari referandum durumu söz konusu olur.

Görüldüğü üzere tali iktidar tek bir organ tarafından kullanılmadığından tek bir sahibi de yoktur. Denebilir ki tali iktidarın sahipleri Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhurbaşkanı ve halktır. TBMM ve Cumhurbaşkanı da halk tarafından seçildiğinden asıl iktidar sahibi halk olarak görülebilir.

Asli ve Tali Kurucu İktidarın Farkları

Yukarıda Kurucu iktidar-Kurulmuş iktidar başlığı altında yapılan değerlendirmeler bir nevi bu başlık için de geçerlidir. Nitekim asli iktidar bir anlamda kurucu iktidarı temsil ederken tali iktidar kurulmuş iktidara karşılık gelmektedir. Bu açıklamaları tekrar edilmesinde fayda vardır. 

Asli iktidar yapısı gereği hukuk boşluğunun söz konusu olduğu ortamlarda ortaya çıktığı için hukuk dışı bir iktidardır. Hukukla, anayasayla bağlı olması söz konusu değildir. Aslî iktidarın yaptığı, ortaya koymuş olduğu yeni anayasa devletin ortaya konan ilk anayasasısı olma özelliğini taşır. Bu tür hukuk boşluğu, sömürgelerin bağımsızlığa kavuşması, bağımsız devletlerin birleşmesi, bir devletin birden çok bağımsız devlete ayrılması gibi yeni bir devletin kurulması durumlarında ortaya çıkar

Tali iktidarın söz konusu olduğu durumlarda ise iktidarın hukuk boşluğu ortamında ortaya çıktığı söylenemez. Burada ortaya çıkan tali iktidar mevcut olan anayasa ile bağlı durumdadır. Bu nedenle de asli iktidar gibi hukuk dışı değil aksine hukuki bir iktidardır. Kemal Gözler’in belirtmiş olduğu gibi ‘’tali iktidar (türev iktidar) bir anayasayı yine o anayasada öngörülmüş usûllerle değiştirme iktidarıdır’’. Tali iktidarın sahibinin kim olduğu anayasalarda ayrıca belirtilmektedir.

Aslî iktidar, ikinci olarak sınırsız bir iktidardır. Bu bir iktidarı sınırlandıracak herhangi bir hukukî kural veya güç yoktur. Aslî iktidar karşımıza en üstün, sınırsız iktidar olarak çıkmaktadır.

Tali kurucu iktidarın sınırları da söz konusudur. Tali iktidar anayasada düzenlendiğine göre, bu iktidarın yine anayasa tarafından sınırlandırılması her zaman mümkündür. Anayasalar incelendiğinde anayasaların tali iktidar için çeşitli biçimsel, içeriksel ve zamansal sınırlar belirledikleri görülmektedir.


Kaynakça:

Gülşah Yalçın Güler- Anayasa Değişiklikleri, Kurucu İktidarlar ve Meşruiyet

Kemal Gözler- Kurucu İktidar

Kemal Gözler- Anayasa Hukuku Genel Esasları Cilt 1

Doç. Dr. Osman Can- Anayasayı Değiştirme İktidarı ve Denetim Sorunu


Latest posts by Enes TETİK (see all)

2 thoughts on “Kurucu İktidar”

  1. Asli kurucu iktidar ile tali kurucu iktidar ayrımını netleştirmemde yardımcı oldu. Teşekkür ederim.

Yorum bırakın

Yorumunuza yalnızca isminizi eklemeniz yeterlidir.

Yorum yaptığınızda, isminiz bir dahaki sefere hatırlatılmak üzere tarayıcınıza kaydedilebilir. Detaylı bilgi için Kullanım Koşulları ile Gizlilik ve Çerez Politikamızı okuyabilirsiniz.