Netice Sebebiyle Ağırlaşmış Suç

Netice Sebebiyle Ağırlaşmış Suç Ne Demek?

Netice sebebiyle ağırlaşmış suç, failin işlediği suçun istenilenden daha ağır bir sonuç doğurması sonucu ortaya çıkan suç şeklidir. Fail, temel bir suç işlemek için kastla hareket eder ancak ortaya çıkan sonuç, istenilenden daha ağır veya farklı bir netice olabilmektedir. Bu durumda fail, sadece işlediği temel suçtan mı yargılanacaktır? Bu tip suçlarda en çok sorulan sorulardan biri budur. Netice sebebiyle ağırlaşmış suç, cezalandırmada failin temel suçtan yargılanmaması için önem arz eder. Cezayı artıran bir unsur olarak da değerlendirilir.

765 Sayılı Eski Türk Ceza Kanunu’muzda bu tip suçlara yer verilmemekteydi, doktrinde bu suç tipinin objektif sorumluluk şekli olduğu kabul edilmekteydi ancak 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu 23. Maddesiyle bu tip suçlara yer vermiştir. TCK 23: “Bir fiilin, kastedilenden daha ağır veya başka bir neticenin oluşumuna sebebiyet vermesi halinde, kişinin bundan dolayı sorumlu tutulabilmesi için bu netice bakımından en azından taksirle hareket etmesi gerekir.” Kanunda görüldüğü gibi neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçun oluşumunda netice bakımından failin en az taksirle hareket etmesi şartı bulunmaktadır. Burada karıştırılmaması gereken nokta; fail temel suçu işlerken kasten hareket etmektedir ancak ortaya çıkan netice bakımından en az taksirle hareket etmiş olması gerekir. Genel bir tanım yapacak olursak; temel suçun neden olduğu ağır neticeden failin en az taksirle hareket etmesi halinde sorumlu tutulması gereken suçlara netice sebebiyle ağırlaşmış suç denilmektedir.

Netice Sebebiyle Ağırlaşmış Suç Şartları

Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçta maddi unsur, failin işlediği suçtan daha ağır veya farklı bir neticenin meydana gelmesiyken; manevi unsur, netice bakımından en azından taksirle hareket etme zorunluluğudur.

Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlarda ortaya çıkan neticeden failin sorumlu tutulabilmesi için, netice ile temel suç arasında illiyet bağının bulunması gerekir. Ayrıca burada temel suç ile ortaya çıkan netice arasında objektif isnadiyet de bulunmalıdır. Somut olaya göre değişkenlik göstermekle birlikte, ağır neticenin ortaya çıkmasının 3. kişinin ya da mağdurun davranışından ileri gelmesi ya da mağdur veya 3. kişinin kusurunun bulunması halinde isnadiyet durumu söz konusu olmayacaktır. Bu durumda failin netice bakımından cezalandırılması da mümkün olmayacaktır. Fail sadece temel suçtan cezalandırılacak, ağırlaşan suçtan sorumlu olmayacaktır.

Netice sebebiyle ağırlaşmış suçlarda, temel suç ve ortaya çıkan ağır netice aynı kişi üzerinde meydana gelmelidir. Yani temel suçta ve ağır neticede mağdur aynı kişi olmalıdır. Daha ağır olan neticede korunan hak aynı kişiye ait başka bir hak olmalıdır.

Görünüşte Netice Sebebiyle Ağırlaşmış Suç

Görünüşte netice sebebiyle ağırlaşmış suç, hukuka aykırı gerçekleştirilen fiilin yani temel suçun neden olduğu, farklı ve ağırlaşmış neticenin ortaya çıkmasıyla oluşur. Burada temel suçun niteliği aynı kalır, sadece ceza ağırlaştırılmaktadır. Örnek olarak; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda mağdurun uyuyamama, yeme-içme bozukluğu gibi yaşadığı psikolojik problemler, görünüşte neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç oluşturur.

Gerçek Netice Sebebiyle Ağırlaşmış Suç

Gerçek netice sebebiyle ağırlaşmış suç, temel suça iştirak eden ve niteliği farklı olan bir neticenin ortaya çıkmasıyla oluşur. Burada fail, temel bir suç işlemiştir fakat netice sebebiyle bağımsız ve ağırlaşmış farklı bir suç ortaya çıkmaktadır.

Örnek verecek olursak; yaralama kastıyla hareket edildiğinde ölümün gerçekleşmesi, gerçek netice sebebiyle ağırlaşmış suç oluşturur. Burada fail, yaralama amacı gütmektedir ancak TCK m.23’e göre; ölüm neticesinde en az taksirle hareket ettiği için bu suçtan sorumlu tutulacaktır.

Netice Sebebiyle Ölüm

Netice sebebiyle ölüm kavramı, hukukumuzda geniş bir yer kaplamaktadır. 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nda 451. maddede “kasten adam öldürme” ve 452. maddenin 2.fıkrasında da “kastın aşılması suretiyle müessir fiil” düzenlenmiştir. Burada mağdurun kendi hastalığından kaynaklı ölüm neticesinin gerçekleşmesinden failin sorumluluğu yine devam edecek ancak azalacaktır. Peki yeni Türk Ceza Kanunu bu konuda nasıl bir hüküm getirmiştir diye soracak olursak; 5237 sayılı TCK’nın 87/4. Maddesinde, “kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse” kişinin cezalandırılacağı belirtilmiştir. Burada failin ortaya çıkan netice bakımından cezalandırılabilmesi için TCK’nın 23. maddesinde yer alan en az taksirle hareket etmiş olma şartı bulunmaktadır. Burada fail, yaralama kastıyla hareket eder ancak ölüm neticesi meydana gelir. Fail öldürme saikiyle hareket ediyorsa burada “kasten adam öldürme hükümleri uygulanacaktır.  

En çok sorulan sorulardan biri de failin yaralama fiilini işlemesi ile ölüm neticesinin gerçekleşmesi arasında zaman olmasının suça etkisinin ne olacağıdır. Burada açıkça belirtilmelidir ki, yaralama fiili ile ölüm neticesinin hemen ya da aynı anda gerçekleşmesi gerekli değildir. Ölüm neticesi, yaralama fiilinden sonra da meydana gelebilir. Burada önemli olan, yaralama fiili ile ölüm neticesi arasındaki illiyet bağının varlığı ve neticenin faile objektif isnat edilebilirliğidir.

Ezcümle; fail yaralama amacı güderek suç işliyor ancak ölüm meydana geliyorsa, artık kastedilenden farklı bir suç söz konusudur. Netice sebebiyle yaralamada ise kastedilenden daha ağır bir netice söz konusudur. Netice sebebiyle ölüm ve yaralama arasındaki temel fark da budur.

Netice Sebebiyle Yaralama

Netice sebebiyle yaralama konusunu TCK 87 düzenlemiştir. Burada fail, yaralama kastıyla hareket etmektedir ancak ortaya çıkan sonuç yaralamanın daha ağır bir halidir. Örnek üzerinden gidecek olursak; failin yaralama amaçlı tokat attığı birinin kalıcı duyma kaybı yaşaması. Fail burada sadece basit yaralama amacıyla hareket etmiştir ancak ortaya çıkan sonuç bakımından ağır bir neticeye sebep olmuştur. Bu örnekleri çoğaltabiliriz, kanunda açıkça belirtildiği üzere basit yaralama amacıyla hareket ediliyor ve aşağıda belirtilen neticeler meydana geliyorsa cezada artırım yapılacaktır.

“Madde 87- (1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;

a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,

b) Konuşmasında sürekli zorluğa,

c) Yüzünde sabit ize,

d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,

e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,

(…)

(2) Kasten yaralama fiili, mağdurun;

a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,

b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,

c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,

d) Yüzünün sürekli değişikliğine,

e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine, neden olmuşsa”

Netice Sebebiyle Ağırlaşmış Suç Olası Kast

Netice sebebiyle ağırlaşmış suçlarda TCK’nın 23. Maddesinde belirtildiği gibi failin netice bakımından en az taksirle hareket etmesi gerekir. Buradan en az taksirle ifadesinden anlaşıldığı üzere, netice bakımından fail olası kast ile hareket ederse de 23. Madde göz önünde bulundurulacaktır. Peki bu durumda failin netice bakımından olası kastla mı yoksa taksirle mi hareket ettiğini nasıl tespit edeceğiz? Bunu tespit etmek zor ve önemlidir. Burada yapılması gereken somut olaya göre değerlendirme yapmak olacaktır. Örnek üzerinden gidecek olursak; failin yaralama maksadıyla hareket etmesi sonucunda ölüm neticesi meydana gelmişse, yaralama fiili gerçekleştiği için fail burada öngördüğü sonuç olan ölümü kabullenerek hareket ettiği için olası kast olarak değerlendirilebilir.

Taksir

Netice sebebiyle ağırlaşmış suç taksir açısından değerlendirildiğinde; suçta, netice bakımından en az taksirle hareket etme şartı bulunmaktadır. Taksir, bu suçun oluşabilmesi için azami bir sınırdır diyebiliriz. Burada en çok karıştırılan konulardan biri; temel suç ve ortaya çıkan netice bakımından taksir durumudur. Bu soruya cevap verebilmek için iki durumu da ayrı ayrı değerlendirelim. Netice sebebiyle ağırlaşmış suçun oluşabilmesi için temel suçun var olması gerekir. Halihazırda temel bir suçun varlığı ve bu suçun kast ile işlenmesi gerekir. Bu suç sırf hareket suçu olabileceği gibi neticeli bir suç da olabilir. Burada ortaya çıkan netice bakımından taksirle hareket edilmiş olmalıdır. Ceza sorumluluğu açısından, failin temel suçu oluşturan fiili ile ortaya çıkan netice arasında illiyet bağının bulunması gerekir. İlliyet bağına ek olarak, meydana gelen netice faile objektif isnat edilebilir olmalıdır.

Kast-Taksir Kombinasyonu

Netice sebebiyle ağırlaşmış suçları birçok kaynak kast- taksir kombinasyonu olarak isimlendirmektedir. Peki neden bu isimle anılmaktadır? Ceza kanunumuzda kast ve taksir düzenlenmiştir. Kast ve taksirin aynı olay üzerinde değerlendirildiği suçlar da netice sebebiyle ağırlaşmış suçlardır. Burada aslında iki durum söz konusudur. Öncelikle; fail, temel bir suç işlemektedir ve bu suç bakımından kast şartı bulunmaktadır ancak fail yaralama amacıyla hareket etmiş olmasına rağmen ortaya çıkan sonuç farklı bir netice ya da daha ağır bir netice olabilir. Burada önemli olan her iki durumda da failin en az taksirle hareket etme şartının bulunmasıdır. Taksir şartı netice bakımından çok önemlidir. Peki mağdur, fail tarafından yaralandı ve hastanede kendisine yapılan tıbbi müdahaleyi kabul etmedi ve ölüm neticesi gerçekleşti. Bu durumda fail yine neticeden sorumlu tutulacak mıdır? Bu durumda ortaya çıkan netice bakımından failin kusuru bulunmadığı için sorumlu olmayacaktır. Fail burada sadece yaralama suçundan sorumlu olacaktır.

Netice Sebebiyle Ağırlaşmış Suç İçtima

Suçların içtimaı Türk Ceza Kanunu’muzun 44.maddesinde düzenlenmiştir. “İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.” Burada ceza kanunu farklı nev’iden fikri içtimaa ilişkin açıklamada bulunmuştur.  Bir fiil ile birden fazla suç yaratma noktasında ceza kanunumuz ağır olan suçun dikkate alınması gerektiğini ifade etmiştir.

Örnek üzerinden gidecek olursak; çantayı çalan hırsızın bu sırada mağdurun montunu yırtması aslında hırsızlık ve eşyaya zarar suçlarını oluşturacaktır ancak burada ceza ağır olan suçtan yani hırsızlıktan verilecektir. Peki netice sebebiyle ağırlaşmış suçta sistem nasıl işliyor? Bu tip suçlar, temel suç oluştuktan sonra en az taksirle neticenin daha ağır ya da farklı bir sonuç olması şeklinde oluşur. Netice sebebiyle ağırlaşmış suçlarda ceza temel suç üzerinden verilecektir ancak netice daha ağır veya farklı bir sonuç meydana getirdiği için cezada artışa gidilecektir.

Netice Sebebiyle Ağırlaşmış Suç Teşebbüs Durumu Mümkün Müdür?

Suçun oluşabilmesi için birçok aşama söz konusudur. Her şeyden önce failde suç işleme düşüncesi oluşur ve buna uygun karar alır. Suç işleme kararına uygun icra hareketlerine başladığı noktada herhangi bir nedenle suçu işlememişse, suç teşebbüs aşamasında kalmıştır. Teşebbüs durumuna göz atacak olursak; teşebbüsün oluşması için suçun meydana gelmemiş olması gerekir ancak neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlarda tamamlanmış bir temel suç bulunmaktadır. Bu yüzden netice sebebiyle ağırlaşmış suçlarda teşebbüs durumu mümkün değildir.

Netice Sebebiyle Ağırlaşmış Suç Cezası

Netice sebebiyle ağırlaşmış suçlarda, temel suç işlenmiştir ancak netice bakımından daha ağır bir sonuç meydana gelmiştir. Bu tip suçlarda ceza, temel suçun ağırlaştırılması şeklinde uygulanır. Netice sebebiyle yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu’muzun ikinci bölümünde yer alır ve “Netice Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama” başlığında düzenlenmiştir.

“Madde 87- (1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;

a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,

b) Konuşmasında sürekli zorluğa,

c) Yüzünde sabit ize,

d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,

e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,

Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde üç yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde beş yıldan az olamaz.

(2) Kasten yaralama fiili, mağdurun;

a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,

b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,

c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,

d) Yüzünün sürekli değişikliğine,

e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine,

Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, iki kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde beş yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde sekiz yıldan az olamaz.”

Görüldüğü gibi netice sebebiyle yaralama suçunda, bazı neticeler için ceza bir kat artırılırken, bazı neticeler bakımından iki kat artırılarak uygulanmaktadır.  Peki kasten yaralama amacıyla hareket edilirken ölüm neticesi meydana gelmişse ceza nasıl belirlenecektir? Bu durum, Türk Ceza Kanunumuzun 87. Maddesinin 4.fıkrasında düzenlenmiştir. Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, yukarıdaki maddenin birinci fıkrasına giren hâllerde sekiz yıldan oniki yıla kadar, üçüncü fıkrasına giren hâllerde ise oniki yıldan onaltı yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”

Netice Sebebiyle Ağırlaşmış Suç Örnekleri

İnsan Üzerinde Deney Suçu

TCK 90/5:”Birinci fıkrada tanımlanan suçun işlenmesi sonucunda mağdurun yaralanması veya ölmesi halinde, kasten yaralama veya kasten öldürme suçuna ilişkin hükümler uygulanır.”

Organ veya Doku Ticareti

TCK 91/8: “Birinci fıkrada tanımlanan suçun işlenmesi sonucunda mağdurun ölmesi halinde, kasten öldürme suçuna ilişkin hükümler uygulanır.”

Cinsel Saldırı

TCK 102/4: “Cinsel saldırı için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.”

Çocukların Cinsel İstismarı

TCK 103/5: “Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.”

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

TCK 109/6: “Bu suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.”

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Suç Yargıtay Kararı

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2007/8089 Esas, 2007/9834 Karar, 27.12.2007 Tarih

Suç tarihinde öğretmen olan sanığın, öğrencisi olan maktule birkaç tokat vurması sonrası epilepsi nöbeti geçirdiği ve birkaç gün sonra da maruz kaldığı müessir fiilin etkisiyle kendisinde mevcut epilepsi hastalığının aktif hale geçmesi sonucu uzun süren nöbete bağlı solunum yetmezliğinden öldüğü, Adli Tıp Kurumu raporuyla da ölüm ile müessir fiil arasında illiyet bağının bulunduğunun bildirilmesi karşısında 5237 sayılı TCK. bakımından lehe yasanın belirlenmesine esas alınmak üzere öncelikle müessir fiil yönünden 5237 sayılı TCK’nin 86. maddesi kapsamında rapor alınıp sanığın maktulde mevcut epilepsi rahatsızlığını bilip bilmediği hususu araştırılıp sonucuna göre, Yaralamanın 86/1 maddesi kapsamında kalması durumunda sanığın 5237 sayılı Yasanın 87/4. maddesi uyarınca kastı aşan yaralama suçundan yaralamanın 86/2. maddesi kapsamında kalması durumunda ise epilepsi rahatsızlığının önceden bilinmemesi durumunda 5237 sayılı TCK’nin 22 ve 86/2. maddeleri delaletiyle 85/1.taksirle adam öldürme epilepsi rahatsızlığını önceden bilmesi durumunda ise 5237 sayılı TCK’nin 22/3 ve 86/2. maddeleri delaletiyle bilinçli taksirle öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi bozmayı gerektirmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu – Karar: 2014/92

Sanık, annesinin arkasına saklanmış kızına fiziksel şiddet uyguladığı sırada yumruklardan biri annesinin kafasına isabet etmiştir. Sanık yumruklarını savurduğu sırada annesine gelebileceğini öngörmüştür. Sanığın annesi, aldığı kuvvetli yumruk darbesiyle yere yığılmıştır. Kaldırıldığı hastanede 13 gün sonra hayatını kaybetmiştir. Bu darbenin 86/1’e göre basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek bir darbe olması, kızını yaralamak isterken annesinin de yaralanabileceğini bildiği halde eylemine devam etmesi sonucu, annesinin ölümü ile gerçekleştirdiği eylem arasında illiyet bağının bulunduğu belirlenmiştir ve Türk Ceza Kanununun 87.maddesi 4.fıkrası uyarınca hüküm kurulmuştur.

KAYNAKÇA

Sonucu Nedeniyle Ağırlaşmış Suç, Araştırma Makalesi, Bengünur Kavlu, 2020 – DergiPark

Ceza Hukuku Genel Hükümler, M. Emin Artuk, Ahmet Gökcen 15.Baskı, Adalet Yayınevi, Ankara,2021

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu

Yargıtay İçtihatları

17 thoughts on “Netice Sebebiyle Ağırlaşmış Suç”

  1. Osman Enes Türk

    Ağırlaştırılmış suç unsurları arasında belki en karmaşık olan konuyu belirleyip gayet sade bir dil ve sarih şekilde anlatıyor yazınız. Tebrik ederim.

  2. Bilal Şahin

    Bir hukuk öğrencisi olarak yazılarınızdan faydalanıyorum. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç konusunu tüm hatlarıyla gayet anlaşılır bir şekilde açıklamışsınız. Teşekkürler.

Yorum bırakın

Yorumunuza yalnızca isminizi eklemeniz yeterlidir.

Yorum yaptığınızda, isminiz bir dahaki sefere hatırlatılmak üzere tarayıcınıza kaydedilebilir. Detaylı bilgi için Kullanım Koşulları ile Gizlilik ve Çerez Politikamızı okuyabilirsiniz.