Önödeme

Genel Olarak

Önödeme, cezası hafif olan suçlarda yargı organlarını, uğraştırmama, adliyenin yükünü hafifletme ve zaman tasarrufu sağlama gibi nedenlerle uygulanan bir kurumdur. Özellikle suçların artması ve mahkemedeki aşırı iş yükü, uyuşmazlıkların mahkeme önüne getirilmeden, uzlaşma yoluyla çözümlenmesi arayışını artırmaktadır. Çünkü uzlaşmayla ceza mahkemelerinin iş yükü azalmakta ve uzlaşma nedeniyle kazanılan zaman, ağır ve karışık davalara harcanabilmektedir.

Önödeme, Cumhuriyet savcısının soruşturma sonucunda şüphelinin suçu işlediğine dair yeterli şüphe ortaya koyan delile ulaşmasına rağmen, iddianame düzenlemeyerek, şüphelinin para cezası ödemesi karşılığında, kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla uyuşmazlığı ortadan kaldırmasına olanak tanıyan bir kurumdur. Önödeme, şüpheli veya sanıkla iddia veya yargılama makamı arasında gerçekleşen bir uzlaşma şeklidir. Önödeme girişiminde bulunup bulunulmaması, adli makamların takdir yetkisi kapsamında değildir. Adli makamlar, bu kurumun suç ve cezaya ilişkin koşullarının gerçekleşmesi halinde öncelikle bu kurumu uygulayarak uyuşmazlığı çözme yolunu denemek zorundadır. Çünkü Önödeme bir muhakeme engelidir. Önödeme önerilmeden ve sonucu beklenmeden muhakemeye devam edilmez. Önödeme önerisinin kabul edilmiş olması da bir engeldir. Kovuşturma evresinde önerilen Önödeme kabul edildiğinde, mahkeme düşme kararı verir. (TCK m. 75/2)

Önödeme ile Çözümlenecek Uyuşmazlıklar

Cumhuriyet savcısı, uzlaşma kapsamındaki suçlar dışında, yalnız adli para cezasını gerektiren veya yasada öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçlarda Önödeme önermek zorundadır. (TCK m. 75). Yasaya göre, uzlaşma kapsamında bulunan suçlar, önödemeye konu olmaz.

Para Cezası

Adli para cezasını gerektiren suçlarda Önödeme yapılabilir (TCK m. 75/1). Suç karşılığında görülen adli para cezası maktu ise bu miktar önödemeye esas alınır.1 Adli para cezasının alt ve üst sınırlı olması önödemeyi engellemez. Para cezasının basamaklı olduğu hallerde, alt sınırın önödemeye esas alınması gerekir2 (TCK m. 75/1-a)

Suç karşılığında adli para cezasının üst sınırının gösterildiği hallerde, alt sınırı genel hükümlere göre belirlenir. Adli para cezası bu halde, beş tam güne göre tespit edilir (TCK m. 52/1). Suç karşılığında adli para cezasının sadece alt sınırının gösterildiği hallerde, önödemeye konu olacak miktar, alt sınıra göre belirleneceğinden, üst sınırın tespiti önem taşımaz.

Suçla verilen zarara veya suçun konusu olan eşyanın değerine göre belirlenen ve bu değerlere göre değişebilen nispi para cezalarında, önödeme uygulanmaz.

Suç karşılığı olarak Yasa’da hapis cezası ile adli para cezası seçimlik ceza olarak öngörülmüşse, esas alınacak olan para cezasıdır. Kuşkusuz bu durumda da hapis cezasının Önödeme uygulanabilecek ağırlıkta olması, yani yukarı sınırının üç ayı aşmaması gerekir (TCK m. 75/4). Suç karşılığında hem hapis hem de adli para cezası öngörülen hallerde, hapis cezasının alt ve üst sınırı varsa, üst sınırının altı ayı aşmaması gerekir. Hapis cezasının alt sınırının karşılığı olarak her gün için otuz Türk Lirası üzerinden bulunan miktarla adli para cezasının alt sınırının, soruşturma giderleriyle birlikte ödenmesi önerilir.

Hapis Cezası

Yasa’da öngörülen hapis cezasının üst sınırı altı ayı aşmayan suçlarda, Önödeme yapılabilir (TCK m. 75/1-b).  Suç karşılığında öngörülen hapis cezasının alt ve üst sınırı varsa, üst sınırın altı ayı aşmaması gerekir. Ancak, bu hapis cezasının paraya çevrilmesinde alt sınır esas alınır. Hapis cezasının alt sınırının karşılığı olarak, her gün için otuz Türk Lirası üzerinden bulunacak miktarın soruşturma giderleriyle birlikte ödenmesi gerekir.

Hapis cezası, Yasa’da alt-üst sınırlı olarak gösterilmişse, alt sınır; maktu ceza olarak gösterilmişse belirlenen maktu miktar; sadece üst sınır gösterilmişse, TCK m. 49 uyarınca alt sınır olan bir ay esas alınır. Yasa’da suç karşılığında hapis cezasının üst sınırının gösterilmediği hallerde, genel hükümlere başvurulur. Yasa’da süreli hapis cezasının üst sınırı yirmi yıl olarak belirlenmiştir.  Bu hallerde önödemeye başvurulamayacaktır.

Uygulamada, onsekiz yaşından küçük sanıklar hakkında Önödeme ihtarı sırasında yapılan hesaplamada, yaş küçüklüğüne ilişkin hükümler uyarınca cezanın indirilmesi yoluna gidilmemektedir.

Önödeme ihtarına uymayan sanığın yargılanması sırasında ise mahkeme, Önödeme önerisi ile bağlı olmaz. Önödeme önerisinde, Yasa hükmü dolayısıyla para cezası tercih edilir. Ancak, bu öneri kabul edilmediği için yargılama yapılması durumunda mahkeme, faile ve fiile ilişkin tüm hususları göz önüne alarak cezayı belirleyebilir ve seçenekli ceza öngörülmüş olan hallerde hapis cezasını tercih edebilir.3

Kasıtlı bir suçtan Önödeme önerilip de kovuşturmaya yer olmadığına veya kamu davasının düşmesine karar verilmesi halinde, karar verildiği tarihten itibaren beş yıl içinde önödemeye tabi yeni bir suçu işleten fail hakkında TCK m. 75/1’e göre teklif edilecek Önödeme miktarı yarı oranında artırılır. Beş yıl geçtikten sonra işlenen suçlar bakımından artırma söz konusu olmaz. Hakkında taksirli suçlardan dolayı Önödeme önerilip de kovuşturmaya yer olmadığına veya kamu davasının düşmesine karar verilen fail hakkında yeni suçu nedeniyle teklif edilecek Önödeme miktarı daima TCK m. 75/1’e göre belirlenir. Artırım söz konusu olmaz. Türk Ceza

Yasasında yer alan,

1) Yardım ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi (98 inci maddenin birinci fıkrası), 

2) Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması (madde 171), 

3) Çevrenin taksirle kirletilmesi (182, maddenin birinci fıkrası), 

4) Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma (264. maddenin birinci fıkrası), 

5) Suçu bildirmeme (278. maddenin birinci ve ikinci fıkraları) suçları ile 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 108. maddesinin birinci fıkrasında yer alan suç bakımından da cezalarına bakılmaksızın önödeme uygulanır. (TCK m.75/6). Sayılan bu suçlardan dolayı kovuşturmaya yer olmadığına veya kamu davasının düşmesine karar verildiği tarihten itibaren bu suçların beş yıl içinde tekrar işlenmesi halinde fail hakkında aynı suçtan dolayı önödeme hükümleri uygulanmaz (TCK m.75/6).

Yasa’daki koşullar bulunduğunda, Cumhuriyet savcısı önödeme önermek zorundadır. Mahkeme, suçun önödemeye tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde, önödeme uygulanmaksızın düzenlenen iddianamenin Cumhuriyet başsavcılığına iadesine karar verir (CMK m.174/1-c).

Önödeme Usulü 

Önödeme Soruşturma Evresi

Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresinin sonunda suçun işlediği konusunda yeterli şüphe uyandıracak kadar delile ulaşıldığına inanırsa ve suçun cezası önödeme önerisinde bulunulmasına uygunsa, şüpheliye belirlediği para cezasını ödemesini bildirir. Yeterli delil bulunmayan hallerde bu yola başvurulmamalıdır. 

Önödeme, kamu (ceza) davasının bir alternatifidir. Önödeme önerilen hallerde, soruşturma evresi olgunlaşmış ve kovuşturma evresine geçilebilecek hale gelmiştir. Suçun önödeme yapılabilecek bir suç olduğunun tespit edildiği hallerde, savcılıkça önödeme teklif edilmesi zorunludur.

Şüpheliye yapılan önödeme önerisinde, belirlenen para cezasını on gün içinde ödemesi bildirilir.

Önödeme tebligatı, tüm yasal unsurları içermeli, örneğin on günlük ödeme süresi mutlaka belirtilmelidir. Aksi takdirde, önödeme teklifi geçerli olmaz.4 Tebligat geçerli değilse, ödemenin yapılmaması, mahkûmiyet hükmü verilmesi sonucunu doğurmaz.

Öte yandan, on günlük sürenin hesaplanmasında Ceza Muhakemesi Yasası’ndaki kurallar esas alınmalıdır. Bu sürenin hesaplanmasında tebliğ günü hesaba katılmaz (CMK m.39/1).

Şüpheli on gün dolmadan para cezasını ödemeyeceğini bildirse de, kamu davasının açılabilmesi için on gün beklenmelidir.5

Önödemenin yapılacağı merci, mal müdürlüğü veya defterdarlıktır. Ödenecek miktarın posta veya banka yoluyla savcılığa gönderilmesi durumunda, gönderi on günlük süre içinde yapılmışsa geçerli sayılmalıdır.

Fail hakkında, birkaç suçtan birden önödemenin uygulanacağı hallerde, önödeme ihtarında her suç için öngörülen ceza miktarı ve giderlerin açıkça gösterilmesi gerekir. Suçların tümünün karşılığı olan ceza miktarını ve soruşturma giderlerini kapsayan önödeme ihtarında bulunulması, Yasa’ya aykırıdır.

Belirtelim ki, ödenecek miktarın eksik hesaplanmış olması ve bu miktarın ödenmesinden sonra yanlışlığın anlaşılması, eksik miktar için yeniden önödeme ihtarı yapılarak, eksik kalan para cezasının istenmesi sonucunu doğurmamalıdır.6 Böyle bir uygulama, şüpheliyle devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdiren önödeme sözleşmesinin tek taraflı olarak ve devlet lehine bozulması anlamına gelir. Oysa şüpheli önödeme önerisini kabul ederek ödemeyi yapmakla artık sözleşmeyi kesinleştirmiş olmaktadır.

Önödeme uygulanabilmesi için, şüphelinin kusur yeteneğinin bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Çünkü kusur yeteneği bulunmayan şüpheliye ceza verilemez. Fiili işlediği iddia edilen tarihte on iki yaşını tamamlamamış olan çocukların kusur yeteneğinin bulunmadığı normatif olarak kabul edildiğinden, onlara önödeme önerilemez.

Ancak, on iki-onbeş yaş dönemindeki çocukların, kusur yeteneği bulunması koşuluyla, ceza sorumluluğu vardır. Uygulamada, bu dönem çocuk şüphelilerin, önödeme ihtarı yapılmadan önce, işledikleri suçun bilincinde olup olmadıklarının araştırılması yoluna gidilmemektedir. Bu uygulamanın gerekçesi şöyle açıklanmaktadır: Yargıtay’a göre, çocuğun işlediği suçun bilincinde olup olmadığının uzman hekimlere sorularak indirim yapılması, bu kurumun amacına aykırıdır. Çünkü önödeme önerisi yapılırken soyut ceza esas alınmaktadır. Bu nedenle, sadece suçun derecesine etki eden ve temel cezanın saptanmasında belirleyici hükümler göz önüne alınır; kişiye ve fiile bağlı cezayı ağırlaştıran veya hafifleten nedenler dikkate alınmaz. Önödemede teşebbüs, haksız tahrik, takdiri indirim veya yaş nedeniyle cezanın azaltılması mümkün değildir.

On iki-onsekiz yaş dönemindeki çocuklar hakkında önödeme uygulandığında, yaş küçüklüğü nedeniyle cezadan indirim yapılıp yapılamayacağı konusunda 5237 sayılı Yasa’da da açıklık bulunmamaktadır. Bu durumda, Adalet Bakanlığı Ceza İsleri Genel Müdürlüğü’nün söz konusu hallerde bir mahkûmiyetten söz edilemeyeceği ve madde metninde böyle bir açıklık bulunmadığı için, önödeme miktarından indirim yapılamayacağına ilişkin Genelgesi yeni dönemde de geçerliliğini koruyacaktır”. Yargıtay da, yukarıda değinildiği gibi, önödeme ile belirlenen para ceza sından yaş küçüklüğü nedeniyle indirim yapılmayacağı görüşündedir. Ancak, kanımızca, Cumhuriyet savcısı, önödeme halinde istisnai olarak ve TCK m.75/1’de öngörüldüğü şekilde bir ceza hesaplaması yapmaktadır. Bu nedenle yaş küçüklüğü, akıl hastalığı gibi ispati bilimsel yöntemlerle (bilimsel delillerle) yapılan objektif nitelikteki unsurları, önödeme olarak önerilecek para cezasının hesaplanmasında dikkate alabilmelidir.

Şüpheli, para cezasını soruşturma giderleriyle birlikte süresi içinde öderse kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla soruşturma evresi sona erer. Yargıtay, önödeme nedeniyle verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararlarını önleme etkisi bakımından mahkeme kararları ile aynı değerde görmektedir. Bu halde, dosya infazla kapanmış olur ve şüpheli hakkında bir daha kamu davası açılmaz.

Önödeme nedeniyle kamu davasının açılmaması, kişisel hakkın istenmesini, malın geri alınmasını ve müsadereye ilişkin hükümleri etkilemez (TCK m.75/5).

Şüpheli, para cezasını soruşturma giderleriyle birlikte süresi içinde ödemezse, Cumhuriyet savcısı o şüpheli hakkında iddianame düzenler.

İddianamenin Değerlendirilmesi (Ara Muhakeme) Aşaması

Mahkeme, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin tüm belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle iddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verme olanağına sahiptir. Mahkeme, önödemeye tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde, önödeme usulü uygulanmaksızın düzenlenen iddianamenin de, Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verir (CMK m.174/1-c). Belirtelim ki bu aşamada mahkeme suçun hukuki niteliğinin değiştiğinden bahisle önödeme önerilmesi gerektiği gerekçesiyle iade kararı veremez. Zira suçun hukuki nitelendirilmesinden bahisle iddianame iade edilemez (CMK m.174/2). Bu halde iddianame kabul edilmeli ve yeni nitelemeye göre önödeme kovuşturma evresinde önerilmelidir.

Kovuşturma Evresi

Kamu davası açıldıktan sonra önödeme yapılması iki halde söz konusu olur: 

1) Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame yazılmaksızın kamu davasının açılmış olması,

2) yargılama sırasında suçun niteliğinin değişmiş olması.

Türk ceza muhakemesi hukukunda, özel yasalar uyarınca işin Cumhuriyet savcılığı atlanarak doğrudan doğruya mahkemeye gönderilmesi mümkündür. Bu halde önödeme, hâkim tarafından önerilir. Önerilen para cezası yargılama giderleriyle birlikte ödenirse hâkim, kamu davasının düşmesine karar verir (TCK m.75/2).

Bu halde önödeme için verilecek süre, Yasa’da belirtilmemiştir. Hâkim, takdiri bir süre belirleyebilir. Bu süre içinde yargılama giderleriyle para cezasının birlikte ödenmesi gerekir.7

Onödeme uygulanabilecek bir suçta, önce bu yol denenmeden yargılamaya devam edilmesi yerinde değildir. Duruşmada sanığa yapılan önödeme bildirimi, ödeme süresini ve miktarını içermezse geçersiz olur ve böyle bir bildirime dayanılarak mahkûmiyet kararı verilmesi bozmayı gerektirir.

Öte yandan, savcının suçun hukuki nitelemesini değişik yaparak, önödeme önermeden doğrudan doğruya iddianame düzenlemesi ve iddianamenin bu hukuki nitelemeye uygun olarak kabul edilip kamu davasının açılması mümkündür. Bu halde, duruşma esnasında suçun hukuki nitelemesinin değişmesi ve suçun önödeme kapsamına girmesi söz konusu olabilir.

Cumhuriyet savcılığınca önödeme kapsamına giren suç nedeniyle önödeme işlemi yapılmadan iddianame düzenlenmiş ve bu iddianame de yanlışlıkla mahkeme tarafından kabul edilmiş olabilir. Bu halde de mahkeme önödeme önerir (TCK m.75/3). Sanık, bunu kabul ederek önödemeyi yaparsa, kamu davasının düşmesine karar verilir.

Önödeme nedeniyle kamu davasının düşme kararıyla ortadan kaldırılması, kişisel hakkın istenmesini, malın geri alınmasını ve müsadereye ilişkin hükümleri etkilemez (TCK m.75/5).

Önödeme teklifinin kabul edildiği hallerde de hukuk mahkemelerinde şüpheli/sanık aleyhine hukuk davası açılabilir.


Kaynakça:

1‘’Sanığa Önödeme ihtarı yapılırken suçun zincirleme işlendiği gerekçesiyle para cezasında artış yapılamaz.’’ Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 6154/16823, 22.7.2008

2‘’Suçun zincirleme şekilde işlendiği hallerde, bu gerekçeyle para cezasında artırım yapılarak veya suçun teşebbüs aşamasında kaldığından veya yaş küçüklüğü bulunduğundan bahisle de ödenecek para miktarında indirim yapılarak Önödeme ihtaratı yapılmasına olanak bulunmamaktadır.” Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 372/907, 17.3.1983

3 Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 5.2.1990, 766/881, Savaş/Mollamahmutoğlu II, 1689

4 Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 1.11.1983, 9529/10053

5“Yalnız para cezasını gerektiren bir suçu işleyen bir kimseye, bu cezayı 10 gün içinde ödemesi için savcılıkça yapılan bildirim üzerine ödemeyeceğim demesine dayanılarak yasal sürenin dolması beklenmeden kamu davası açılması sonunda para cezasına hükmolunması doğru değildir. Çünkü sanığın belirli bir süre içinde ilk sözünden dönerek parayı ödemesi olanağı vardır”, Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 9.5.1977, 183/206; “C. Savcısının sanığa yaptığı bildirim tarihinden 10 günlük süre geçmeden dava açılmışsa, cezanın artırılarak hükmedilmemesi gerekir”, Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 15.5.1977, 485/4563, Yurtcan, Şerh III, (1988), Önödeme, TCK m. 119; Günay, 27; Soruşturma evresinde şüphelinin önödemeye uymayacağına dair beyanı üzerine yasal süre dolmadan dava açılması halinde mahkemece sanığa yeniden ödeme ihtarı yapılmalıdır. Bak. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 22.2.2007, 2550/1112, Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 13.5.2010, 24519/8789

6“… Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından eksik miktar üzerinden Önödeme ihtarında bulunulduğu ve bu miktarın ödendiği anlaşıldığından, eksik kalan miktarın yatırılması için ‘’ek ödeme’’ ihtarı yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi…” Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 14.4.2008, 1392/5917

7“3.11.2006 tarihinde sanığa usulüne uygun olarak yapılan ödeme ihtarının tebliği üzerinde sanığın 10 günlük yasal süresi geçtikten sonra 16.11.2006 tarihinde ödemede bulunduğu halde hakkındaki kamu davasının Önödeme nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.” Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 16.4.2009, 23496/7300


Bir cevap yazın

Yorumunuza yalnızca isminizi eklemeniz yeterlidir.

Yorum yaptığınızda, isminiz bir dahaki sefere hatırlatılmak üzere tarayıcınıza kaydedilebilir. Detaylı bilgi için Kullanım Koşulları ile Gizlilik ve Çerez Politikamızı okuyabilirsiniz.