Siyasi Partilerin Kapatılması

Siyasi Partilere İlişkin Yasaklar

Siyasi partilerin kapatılması, siyasi partilere getirilen yasaklara uyulmamanın bir sonucudur. Yani siyasi partilerin kapatılması bir yaptırımdır. T.C. Anayasası ve Siyasi Partiler Kanunu, siyasi partiler için birçok kısıtlama ve yasak getirse de yine T.C. Anayasası 68/2’de “Siyasi partiler, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.” olarak belirtilmiştir. Bu yüzden siyasi partilerin kısıtlanması ve onlara getirilecek olan yasaklar, bu maddeden hareketle ölçülü ve tutarlı olmalıdır.

Amaçlarına İlişkin Yasaklar

Siyasi partilere ilişkin yasaklar; amaçlarına, örgütlenmelerine ve çalışmalarına ilişkin olarak üçe ayrılır. Amaçlarına ilişkin yasaklar T.C. Anayasası 68/4’te ifade edilmiştir; “Siyasi partilerin tüzük ve programları ile eylemleri, Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve laik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz; sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik edemez.”

Örgütlenmelerine İlişkin Yasaklar

    Siyasi partilerin örgütlenmelerine ilişkin yasaklar T.C. Anayasası 68/5, 69/3, 69/8, 69/9, 69/10 ve Siyasi Partiler Kanunu 96’da belirtilmiştir;

Hakimler ve savcılar, Sayıştay dahil yüksek yargı organları mensupları, kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri, yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri, Silahlı Kuvvetler mensupları ile yükseköğretim öncesi öğrencileri siyasi partilere üye olamazlar.”,

“Siyasi partilerin gelir ve giderlerinin amaçlarına uygun olması gereklidir.” ,

 “Temelli kapatılan bir parti bir başka ad altında kurulamaz.”,

Bir siyasi partinin temelli kapatılmasına beyan veya faaliyetleriyle sebep olan kurucuları dahil üyeleri, Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin kararının Resmî Gazetede gerekçeli olarak yayımlanmasından başlayarak beş yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve deneticisi olamazlar.” ,

  “Yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan ve Türk uyrukluğunda olmayan gerçek ve tüzel kişilerden maddi yardım alan siyasi partiler temelli olarak kapatılır.” , “Anayasa Mahkemesince temelli kapatılan veya siyasi parti siciline kayıtlı bulunan siyasi partilerin isimleri, amblemleri, rumuzları, rozetleri ve benzeri işaretleri aynen veya iltibasa mahal verecek şekilde başka bir siyasi partice kullanılmayacağı gibi, daha önce kurulmuş Türk devletlerine ait topluma mal olmuş bayrak, amblem ve flamalar da siyasi partilerce kullanılmaz.” .

Çalışmalarına İlişkin Yasaklar

Siyasi partilerin çalışmalarına ilişkin yasaklar T.C. Anayasası 69/1 ve 69/2’de belirtilmiştir;

Siyasi partilerin faaliyetleri, parti içi düzenlemeleri ve çalışmaları demokrasi ilkelerine uygun olur. Bu ilkelerin uygulanması kanunla düzenlenir.” ,

“Siyasi partiler, ticari faaliyetlere girişemezler.”.

Siyasi Partilerin Kapatılması

Siyasi partilerin kapatılması, yukarıda belirtilen yasaklara uyulmaması halinde, T.C. Anayasası 69/4’e göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının açacağı dava üzerine Anayasa Mahkemesince kesin olarak karara bağlanır. Siyasi partilerin kapatılması dava açma yetkisi herkese ait değildir. Yani siyasi partilerin kapatılması dava açma yetkisi sadece Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına aittir.

Siyasi Partilerin Kapatılması Nedenleri ve Koşulları

Siyasi parti kapatma nedenleri ve koşulları Anayasada belirtilmiştir. T.C. Anayasası 69’da belirtilen siyasi partilerin tüzük ve programlarının Anayasa 68/4’e aykırı olması halinde kapatılmasının (69/5) ve bir siyasi partinin Anayasa 68/4’e aykırı eylemlerinden ötürü kapatılmasının (69/6) ayrı hükümlerde belirtilmesi ikisini ayrı şekilde incelememiz gerektiğini söyler.

Tüzük ve Programların Anayasaya Aykırı Olması

Siyasi parti kapatma nedenlerinden biri siyasi partinin tüzük ve programlarının Anayasaya aykırılığıdır. Siyasi partilerin tüzük ve programlarının Anayasa 68/4’e aykırı olması hükmüne göre, kapatma davası açılan bir parti hakkında Anayasa Mahkemesi başka bir şart aramaksızın bu partinin temelli kapatılması kararını verir.

Eylemlerin Anayasaya Aykırı Olması

Siyasi partilerin eylemlerinin Anayasa 68/4’e aykırı olması hükmüne göre, bir partinin bu nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline geldiğinin Anayasa Mahkemesince tespit edilmesi koşulu ile temelli kapatılmasına karar verilir. Buradaki “odak olma” T.C. Anayasası 69/6’da belirtilmiştir:

Bir siyasî parti, bu nitelikteki fiiller o partinin üyelerince yoğun bir şekilde işlendiği ve bu durum o partinin büyük kongre veya genel başkan veya merkez karar veya yönetim organları veya Türkiye Büyük Millet Meclisindeki grup genel kurulu veya grup yönetim kurulunca zımnen veya açıkça benimsendiği yahut bu fiiller doğrudan doğruya anılan parti organlarınca kararlılık içinde işlendiği takdirde, söz konusu fiillerin odağı haline gelmiş sayılır.”

Eylemlerin Parti Üyelerince İşlenmesi

Odak haline gelmenin belirlenebilmesi için aykırı eylemlerin parti üyelerince mi yoksa parti organlarınca mı işlendiğinin belirlenmesi gerekir. Eylemlerin parti üyelerince işlenmesi durumunda odak hale gelme koşulları:

  1. Eylemlerin Anayasa 68/4’te belirtilen yasaklara aykırı olması,
  2. Eylemlerin parti üyelerince işlenmiş olması,
  3. Eylemlerin işlenmesinde kararlılık bulunması,
  4. Eylemlerin işlenmesinde yoğunluk bulunması,
  5. Eylemlerin parti üyelerince yoğun bir biçimde işlenmesinin o partinin büyük kongre veya genel başkan veya merkez karar veya yönetim organları veya Türkiye Büyük Millet Meclisindeki grup genel kurulu veya grup yönetim kurulunca zımnen veya açıkça benimsenmesi gerekir.
Eylemlerin Parti Organlarınca İşlenmesi

Eylemlerin parti organlarınca işlenmesi durumunda odak hale gelme koşulları:

  1. Eylemlerin Anayasa 68/4’te belirtilen yasaklara aykırı olması,
  2. Eylemlerin partinin büyük kongre veya genel başkan veya merkez karar veya yönetim organları veya Türkiye Büyük Millet Meclisindeki grup genel kurulu veya grup yönetim kurulunca işlenmesi,
  3. Eylemlerin işlenmesinde kararlılık bulunması gerekir.

Yabancılardan Yardım Alma

  Siyasi parti kapatma nedenlerinden biri de siyasi partilerin yabancılardan yardım almasıdır. Bu T.C. Anayasası 69/10’da belirtilmiştir; “Yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan ve Türk uyrukluğunda olmayan gerçek ve tüzel kişilerden maddi yardım alan siyasi partiler temelli olarak kapatılır.”

Siyasi Partilerin Kapatılması Usulü   

Siyasi partilerin kapatılması usulü, T.C. Anayasası 149/2’de belirtilmiştir;  “Siyasî partilere ilişkin dava ve başvurulara, iptal ve itiraz davaları ile Yüce Divan sıfatıyla yürütülecek yargılamalara Genel Kurulca bakılır, bireysel başvurular ise bölümlerce karara bağlanır.”  Yani siyasi parti kapatma davalarına Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu bakar.

Siyasi partilerin kapatılması usulü başka kanunlarda da belirtilmiştir. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Kanunun 52. maddesine göre: “Siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin davalar, 5271 sayılı Kanunun davanın mahiyetine uygun hükümleri uygulanmak suretiyle dosya üzerinden Genel Kurulca incelenir ve kesin karara bağlanır.”, “Ayrıca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısından sonra kapatılması istenen siyasi partinin genel başkanlığının veya tayin edeceği bir vekilin sözlü savunması dinlenir.” olarak belirtilmiştir.

Kapatma Davası Sonucu Anayasa Mahkemesi Kararları

Kapatma davası sonucu davanın reddi, partinin kapatılması, partinin devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılması gibi üç farklı karar verilebilir. Bu kararlar kesindir ve bu kararlara itiraz veya temyiz gibi yollarla karşı çıkılamaz.

Davanın Reddi

    Davanın reddi, Anayasa Mahkemesince kapatma için gereken neden ve koşulların gerçekleşmediği kanısına varılırsa verilen bir karardır. Kesin bir karar olduğundan ötürü aynı nedenle tekrar dava açılamaz ama farklı nedenlerle açılabilir. Davanın reddi sonucu siyasi parti faaliyetlerine devam eder.

Siyasi Partilerin Kapatılması Kararı

Partinin kapatılması, Anayasa Mahkemesince kapatma için gereken neden ve koşulların gerçekleşmesi halinde, devlet yardımından yoksun bırakmaya karar verilmeyecekse, verilen karardır. Siyasi parti kapatma oy çokluğu, T.C. Anayasası 149/3’e göre; “Siyasi partilerin kapatılmasına karar verilebilmesi için toplantıya katılan üyelerin üçte iki oy çokluğu şarttır.”  Yani Anayasa Mahkemesi parti kapatma yeter sayısı üçte iki oy çokluğudur.

Kapatma kararı sonucuna göre;

  1. Parti tüzel kişiliği sona erer.
  2. Partinin malvarlığı hazineye geçer (Siyasi Partiler Kanunu 107/1).
  3. Bir siyasi partinin temelli kapatılmasına beyan veya faaliyetleriyle sebep olan kurucuları dahil üyeleri, Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin kararının Resmî Gazetede gerekçeli olarak yayımlanmasından başlayarak beş yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve deneticisi olamazlar ( T.C. Anayasası 69/9).
  4. Kapatılan siyasi parti bir başka ad altında kurulamaz. Bir siyasi partinin kapatılmasına söz veya eylemleriyle neden olan kurucuları dahil üyeleri, Anayasa Mahkemesinin kapatmaya ilişkin kesin kararının Resmi Gazetede gerekçeli olarak yayımlanmasından başlayarak beş yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve denetçisi olamazlar. Siyasi partiler bu kişileri hiçbir suretle seçimlerde aday gösteremezler (Siyasi Partiler Kanunu 95).
  5. Anayasa Mahkemesince temelli kapatılan veya siyasi parti siciline kayıtlı bulunan siyasi partilerin isimleri, amblemleri, rumuzları, rozetleri ve benzeri işaretleri aynen veya iltibasa mahal verecek şekilde başka bir siyasi partice kullanılmayacağı gibi, daha önce kurulmuş Türk devletlerine ait topluma mal olmuş bayrak, amblem ve flamalar da siyasi partilerce kullanılmaz (Siyasi Partiler Kanunu 96/1).
  6. Kurulacak siyasi partiler Anayasa Mahkemesince kapatılan siyasi partilerin devamı olduklarını beyan edemez ve böyle bir iddiada bulunamazlar (Siyasi Partiler Kanunu 96/2).

Partinin Devlet Yardımından Kısmen veya Tamamen Yoksun Bırakılması

Partinin devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılması, T.C. Anayasası 69/7’ye göre; “Anayasa Mahkemesi, yukarıdaki fıkralara göre temelli kapatma yerine, dava konusu fiillerin ağırlığına göre ilgili siyasî partinin Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına karar verebilir.” Hükmünden yararlanılarak verilen karardır. Devlet yardımından yoksun bırakmaya sadece T.C. Anayasası 68/4’e göre aykırı olunan durumlarda karar verilebilir. Siyasi partilerin yabancılardan yardım alması durumunda devlet yardımından yoksun bırakmaya karar verilemez. Devlet yardımından yoksun bırakma için gereken yeter sayı T.C. Anayasası 149/3’e göre üçte iki oy çokluğudur.

Siyasi Partilere İhtar Kararı

Siyasi partilerin ihtarı konusu Siyasi Partiler Kanunu 104’te düzenlenmiştir;

Bir siyasi partinin bu Kanunun 101 inci maddesi dışında kalan emredici hükümleriyle diğer kanunların siyasi partilerle ilgili emredici hükümlerine aykırılık halinde bulunması sebebiyle o parti aleyhine Anayasa Mahkemesine, Cumhuriyet Başsavcılığınca re`sen yazı ile başvurulur. Anayasa Mahkemesi, söz konusu hükümlere aykırılık görürse bu aykırılığın giderilmesi için ilgili siyasî parti hakkında ihtar kararı verir.”

Örnek Anayasa Mahkemesi Siyasi Partilerin Kapatılması Kararı;

Anayasa Mahkemesinin 11.12.2009 tarih ve E. 2007/1, K.2009/4 sayılı Kararı;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın 16.11.2007 günlü, SP.135. Hz. 2007/2 sayılı İddianamesi ile ………… Partisi’nin kapatılması istenilmekle gereği görüşülüp düşünüldü:

1.……………….. Partisi’nin, eylemleri yanında terör örgütüyle olan bağlantıları da değerlendirildiğinde Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline geldiği anlaşıldığından, Anayasa’nın 68. ve 69. maddeleri ile 2820 sayılı Siyasî Partiler Kanunu’nun 101. ve 103. maddeleri gereğince KAPATILMASINA,

 2- Beyan ve eylemleriyle Parti’nin kapatılmasına neden olan kurucuları dahil üyelerinden;

 37 kişinin

 Anayasa’nın 69. maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince gerekçeli kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak beş yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve denetçisi olamayacaklarına,

 3- Beyan ve eylemleriyle Parti’nin kapatılmasına neden olan …… Milletvekili …… ve ………. Milletvekili ………… ‘un milletvekilliklerinin, Anayasa’nın 84. maddesinin son fıkrası uyarınca gerekçeli kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte sona ermesine,

 4- Parti tüzel kişiliğinin kapatma kararının verildiği tarihte sona ermesine,

 5-Davalı Parti’nin bütün mallarının 2820 sayılı Siyasî Partiler Kanunu’nun 107. maddesi gereğince Hazine’ye geçmesine,

 6-Gereğinin yerine getirilmesi için karar örneğinin, 2820 sayılı Siyasî Partiler Kanunu’nun 107. maddesi uyarınca Başbakanlığa ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,

 11.12.2009 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.


Kaynakça:

“Gözler, Türk Anayasa Hukuku Dersleri, 2020, 25. Baskı”

“T.C. Anayasası”

“2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu” “6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu Yargılama Usulleri Hakkında Kanun”


Yazar:

Hatice AYGÖR

(İletişim)

(Arşivlenen Yazar)

Bir cevap yazın

Yorumunuza yalnızca isminizi eklemeniz yeterlidir.

Yorum yaptığınızda, isminiz bir dahaki sefere hatırlatılmak üzere tarayıcınıza kaydedilebilir. Detaylı bilgi için Kullanım Koşulları ile Gizlilik ve Çerez Politikamızı okuyabilirsiniz.