11. Yargı Paketinde İcra Ve İflas Kanununda Yapılan Değişiklikler

Ana sayfa » Mevzuat Gelişme » 11. Yargı Paketinde İcra Ve İflas Kanununda Yapılan Değişiklikler

11. Yargı Paketinde İcra Ve İflas Kanununda Yapılan Değişiklikler


Kamuoyunda 11. yargı paketi olarak bilinen 7571 sayılı “Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”, birçok farklı hukuki alanda önemli yenilikler getirmektedir. Bu kanun, ceza hukukundan avukatlık hukukuna kadar geniş bir yelpazede değişiklikler içerse de bu yazı konusunda yalnızca 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda (İİK) yapılan değişiklikleri incelenmiştir.  11. yargı paketinde icra ve iflas kanununda yapılan değişiklikler detaylandırılarak açıklanmıştır.

Yeni yargı paketi kapsamında yer alan icra ve iflas hukukununu etkileyen önemli düzenlemeler söz konusudur. Bunlar;

1. İhalenin feshi taleplerine ilişkin usuli değişiklikler yapıldı. (İİK m. 134)

2. Tasarrufun iptali davalarında bağışlama sayılan hallerin yeniden düzenlendi. (İİK m. 278)

3. Kanun yollarına başvuruda parasal sınırların uygulanmasına yönelik netleştirmeler yapıldı. (İİK Ek m. 1)

11. yargı paketinde icra ve iflas kanununda yapılan değişiklikler aşağıda detaylandırılarak aktarılmıştır.

İhalenin Feshi Taleplerinde Değişiklikler

İcra ve İflas Kanunu’nun 134. maddesinde yapılan değişiklikler ile ihalenin feshi taleplerinin kötüye kullanılmasını önlemek ve cebri icra yoluyla yapılan satışlarda dava ve takiplerin sürüncemede bırakılmasının önüne geçerek ihale sürecini hızlandırması amaçlanmaktadır. 

Bu kapsamda getirilen ilk önemli değişiklik, ihalenin feshi talebinde bulunabilecek kişilerin kapsamıyla ilgilidir. Yeni düzenlemeye göre, kanunda belirtilen ilgili kişiler dışında kalanlar tarafından yapılan ihalenin feshi talepleri, mahkeme tarafından dosya üzerinden incelenerek kesin olarak reddedilecektir. Bu hüküm, hukuki menfaati bulunmayan kişilerin süreci uzatma ve ihale alıcısını yıldırma amaçlı başvurular yapmasını engellemeyi hedeflemektedir.

İkinci önemli değişiklik ise talep sırasında yatırılması gereken teminat veya harçların eksik olması durumuna ilişkindir. Buna göre, gerekli teminat veya harcın eksik yatırılması halinde mahkeme, ilgiliye tebliğ edeceği bir muhtıra ile iki haftalık kesin bir süre verecektir. Bu süre içinde eksikliğin giderilmemesi halinde, ihalenin feshi talebi başkaca bir inceleme yapılmaksızın derhal reddedilecektir.

Hukuki bir perspektiften bakıldığında bu düzenlemeler, usul ekonomisi ilkesine hizmet etmektedir. Mahkemelere, dayanaktan yoksun talepleri dosya üzerinden reddetme (dosya üzerinden ret) imkânı tanıyarak icra mahkemelerinin iş yükünü azaltmayı ve ihale sürecinin sonunda mülkiyetin devrini güvence altına almayı amaçlamaktadır. 11 yargı paketinde icra ve iflas kanununda yapılan değişiklikler, bu yönüyle alacaklıların alacaklarına daha hızlı kavuşmasını sağlayan ve icra satışlarının etkinliğini artıran önemli usuli güvenceler getirdiği söylenebilir.

Tasarrufun İptali Davalarında “Bağışlama” Sayılan Haller

Tasarrufun iptali davaları, borçlunun alacaklılarından mal kaçırma amacıyla yaptığı hukuki işlemlerin, alacaklılar nezdinde geçersiz kılınmasını sağlayan önemli bir hukuki yoldur. 7571 sayılı Kanun, İİK’nin 278. maddesini değiştirerek bu davalarda alacaklıların elini güçlendiren önemli yenilikler getirmiştir.

Yapılan en temel değişiklik, iptale tabi bağışlama ve ivazsız tasarrufların zaman aralığına ilişkindir. Yeni düzenlemeye göre, geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğinde olan haciz tutanağının düzenlendiği yahut iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde yapılan tüm bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar (alışılmış hediyeler hariç) iptale tabi olmaktadır.

Kanun, hangi işlemlerin “bağışlama” sayılacağına dair hukuki karineler oluşturarak ispat kolaylığı sağlamaktadır. Yeni düzenlemede bağışlama olarak kabul edilen üç ana durum aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

Bağışlama Sayılan Tasarruf TürüHukuki Durum ve İspat Yükü
Yakın Akrabalarla Yapılan İşlemlerAltsoy, üstsoy, üçüncü derece dâhil kan hısımları, son bir yıl içinde evlilik birliği sona ermiş olsa bile eşi ve üçüncü derece dâhil kayın hısımları, evlat edinenle evlatlık, ortak konutta yaşayan kişiler arasında yapılan tasarruflar bağışlama sayılır. 
Düşük Bedelli SözleşmelerAksi ispatlanmadıkça, sözleşmenin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin gerçek değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyatla kabul ettiği sözleşmeler bağışlama sayılır.
Ömür Boyu Gelir veya İntifa Hakkı SözleşmeleriUygun bir karşılığın sağlandığı ispatlanmadıkça, borçlunun kendisine veya üçüncü bir kişi yararına ömür boyu gelir sözleşmesi ya da intifa hakkı tesis ettiği sözleşmeler yahut ölünceye kadar bakma sözleşmeleri bağışlama sayılır.

Bu düzenlemenin en mühim hukuki sonucu, ispat yükünün (ispat yükü) yer değiştirmesidir. Kanun koyucu, borçlunun yakın çevresiyle yaptığı işlemleri çürütülebilir bir karine olarak “bağışlama” kabul etmekte ve bu işlemin ivazlı olduğunu ispatlama külfetini borçluya veya onunla işlem yapan üçüncü kişiye yüklemektedir. Bu, 11. yargı paketinde icra ve iflas kanununda yapılan değişiklikler arasında alacaklı lehine en somut sonuçları doğuracak hükümlerden biridir.

Kanun Yollarına Başvuru Sınırlarını Netleştirme

İcra ve İflas Kanunu’nun 363. (istinaf) ve 364. (temyiz) maddeleri, icra mahkemesi kararlarına karşı kanun yollarına başvurulabilmesi için belirli parasal sınırlar öngörmektedir. Ancak uygulamada, bu sınırların hesaplanmasında hangi tarihteki miktarın esas alınacağı konusunda tereddütler yaşanmaktaydı.

İİK’nin Ek 1. maddesinde yapılan değişiklik, bu belirsizliği ortadan kaldırmaktadır. Yeni hükme göre, kanun yollarındaki parasal sınırların uygulanmasında, şikâyet başvurusunun yapıldığı veya davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınacağı açıkça düzenlenmiştir.

Bu düzenleme, uygulamadaki tereddütleri gidererek hukuki belirliliği artırmakta ve usuli tartışmalara son vermektedir. Dolayısıyla, 11 yargı paketinde icra ve iflas kanununda yapılan değişiklikler arasında hukuki öngörülebilirliği ve yeknesaklığı sağlama amacına hizmet eden önemli bir adımdır.

11. Yargı Paketinde İcra ve İflas Kanununda Yapılan Değişikliklerin Genel Değerlendirmesi

Bu yazıda incelenen üç temel değişiklik; ihalenin feshi süreçlerinin kötüye kullanımını engellemek, tasarrufun iptali davalarında alacaklıyı koruyan karineler getirmek ve kanun yollarına başvuruya ilişkin parasal sınırlardaki belirsizliği gidermek gibi somut hedeflere yöneliktir.

11. yargı paketi ile getirilen bu düzenlemelerin genel amacının; icra ve iflas süreçlerinde usuli etkinliği artırmak, alacaklı haklarını daha güçlü bir şekilde korumak ve hukuki öngörülebilirliği sağlamak olduğu görülmektedir. 11 yargı paketinde icra ve iflas kanununda yapılan değişiklikler konusunun pratikteki yansımaları; ihale bedellerinin daha hızlı tahsili, aile içi mal kaçırma girişimlerine karşı alacaklıların daha etkin korunması ve kanun yolu başvurularındaki usuli belirsizliklerin ortadan kalkmasıyla dava süreçlerinin kısalması şeklinde olacaktır.

Bu yazıda, kapsamı oldukça geniş olan 11. yargı paketi düzenlemelerinin sadece İcra ve İflas Kanunu’na ilişkin bölümünün ele aldığını ve kanunun diğer alanlardaki etkilerinin ayrı bir inceleme konusu olduğunu tekrar vurgulamak gerekir.


Kaynak:

– 7571 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İÇİNDEKİLER