Manevi Tazminat Davası Hesaplama

Genel Olarak Manevi Tazminat Davası Hesaplama

Manevi tazminat davası hesaplama yöntemine ilişkin yerleşik bir uygulama veya ortak bir ölçü bulunmamaktadır. Manevi tazminat davası hesaplama hususuna ve ölçüsüne ilişkin belirgin kriterlerin olmayışı, uygulamada çoğu zaman keyfiliği ve beraberinde eşitsizlikleri meydana getirmiştir. Manevi tazminat davası hesaplama konusuna ilişkin bir yöntemin mevcudiyeti halinde yargı kararlarında arasında oluşan açık oransızlıklar da ortadan kalkacaktır. Bu sayede tıpkı maddi tazminat davalarında olduğu gibi manevi tazminat davası hesaplama yöntemlerine ilişkin eşitlik ve teklik kolaylıkla sağlanabilecek hukukun ve araçlarının herkes için aynı etkililikte olmasının önü açılacaktır.

Manevi tazminatın amacı olaydan etkilenen içinde bulunduğu yıkıntının izlerini biraz olsun hafifletmektir. Bu hususta Anayasa Mahkemesi de manevi tazminatın önemine ve hesaplama yönteminin bir sınır oluşturacak kararında; “para bugün için hâlâ mübadele aracı ve hesaplaşma birimi olarak fiyatların adlandırılmasında, borçların yerine getirilmesinde, eşya ve hizmet karşılıklarının ödenmesinde, değerlerin servetlerin ölçülmesinde kullanılan en elverişli tek buluş olduğuna göre, manevi zararların değerlendirilebilmesinde ve karşılanmasında paradan yararlanmaktan kaçınılamayacağı ortadadır. Para, bu alanda eksiktir, yetersizdir; ancak daha iyisi ve elverişlisi bulunmadığı içindir ki aracılığından vazgeçilememektedir.” Şeklinde belirtilmektedir.

Manevi tazminatın işlevi her ne kadar zarar görenin ıstırabını biraz olsun dindirmekse de hesaplama yöntemine ilişkin teklik olmaması zarar görenlerin adalete ve hukuka olan inançlarını kıracağı gibi, bir kez de yargı organları tarafından haksızlığa uğradığı hissine kapılmalarına yol açabilecektir.

Bu yazımızda sizlere manevi tazminat davası hesaplama yöntemine ilişkin yerleşik uygulamalara ilişkin bilgi vereceğiz.

Manevi Tazminat Davalarında Faiz Hesaplaması

Manevi tazminat davası faiz hesaplama durumu, olayın meydana geldiği tarihten başlamak suretiyle hesaplanır. Zira manevi tazminatta aslolan zarardan etkilenen kişinin manevi zararının karşılanmasıdır. Bu sebeple Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında manevi tazminat davalarında faiz hesaplaması yapılırken başlangıç tarihinin olayın yaşandığı tarih olarak alınmasıdır.

Yargıtay kararları da göz önünde bulundurulduğunda gerek haksız fiil ve gerekse sebepsiz zenginleşme hallerinde olay tarihinden itibaren manevi tazminata temerrüt faizi işletilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.

Manevi Tazminat Davası Harç Hesaplama

Manevi tazminat davalarında harç hesaplanması dava değeri üzerinden yapılır. Ayni manevi tazminat davası harçları maktu değil nisbi harç olarak alınır. Talep edilen manevi tazminat miktarı ne kadar çoksa dava harcı da bu oranda değişkenlik gösterecektir.

Bununla birlikte ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında peşin alınan harcın oranı yirmide bir olarak uygulanır. Bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmez.

Manevi Tazminat Davası Nasıl Hesaplanır

Manevi tazminat davası hesaplama konusuna ilişkin net ve somut bir cevap günümüzde hala mevcut değildir. Manevi tazminat davasında tazminat hesaplanmasına ilişkin belli kriterler olmasa da mahkeme tazminatın belirlenmesinde Tarafların sosyal ve ekonomik durumuna; olayın meydan geliş şekline; tarafların kusur durumuna; hak ve nesafet kurallarına dikkat ederek manevi tazminat takdiri yapması gerekmektedir.

Nitekim Yargıtay da pek çok kararında manevi tazminat davası hesaplama yöntemlerine ilişkin yöntem getirilmesi gerekliliğinden bahsetmişse de bu hususta herhangi bir hukuki çalışma henüz mevcut değildir.

Manevi tazminat davası hesaplamalarına ilişkin standardizasyonun sağlanamamış olması sebebiyle tazminat hesaplamalarında tam, doğru ve hakkaniyete uygun kararların verilememesine sebep olduğu açıktır.

Manevi Tazminat Davası Vekalet Ücreti Hesaplama

Manevi tazminat davası vekalet ücreti hesaplanmasına ilişkin sınırlar Avukatlık Ücret Tarifesi Genel Esaslar başlığı altında düzenlenmiş olup bu düzenlemenin 10. Maddesine göre;

Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.  Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.  Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından vekalet ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.

Manevi Tazminat Davası Tazminat Miktarı Nasıl Belirlenir?

Manevi tazminat davası hesaplama konusunda tazminat miktarının nasıl belirleneceği hususunda doktrinde çeşitli görüşler mevcuttur.  Bu görüşlerden ilki “kişilikte objektif olarak gerçekleşen azalma + zarar görenin bu azalmanın bilincine varması ile çektiği acı” esas alınarak yapılan belirlemedir. İkincisi ise mağdur tecavüzü hissedebilecek olmalıdır, zira manevi zararın tazmini konusu zaten bu sübjektif acıdır. İkinci hesaplama kriterine göre zarar görenin maruz kaldığı tecavüzden acı duymayacak bir kimsenin manevi zarara uğramasından da söz edilemez. Ancak bu durumda da tüzel kişiler lehine hükmedilen manevi tazminatların ödenmesine ilişkin husus cevapsız kalmaktadır.

Doktrinde tartışılan bu iki kriter bizlere manevi tazminatın cezalandırıcı işlevi ile zarar giderici bir diğer deyişiyle tatmin işlevi olduğunu göstermektedir. Uygulamada ise genellikle manevi tazminat miktarının belirlenmesinde ilk kriter esas alınmakta buna göre olayın oluş şekli de göz önünde bulundurularak çeşitli sübjektif ve objektif kriterler belirlenmektedir.

Manevi Tazminat Miktarı Ne Kadar Olur?

Manevi tazminat miktarının ne kadar olacağını belirli bir kural olmaması sebebiyle öngörmek mümkün değildir. Ancak yaşanan olayın zarar görende yarattığı psikolojik durum bozukluğu; tarafların kusur oranları; olayın oluş şekli ve zarar verenin sosyoekonomik durumu manevi tazminat miktarında etkili olacaktır. 

Manevi Tazminat Miktarı Neye Göre Belirlenir?

Yargıtay manevi tazminat miktarının neye belirlenir sorusuna hakimin manevi tazminat miktarını belirlerken somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, beden gücü kaybı sebebiyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmesi gerektiğine değinmiştir. Gerek doktrin gerek Yargıtay kararları göz önünde bulundurulduğunda hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

Manevi Tazminat Davası Hesaplama Yargıtay Kararları

21. Hukuk Dairesi, 11.10.2005, E.2005/6148, K.2005/9287

“Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşleri gereği maddi veya manevi tazminata uygulanacak faiz başlangıcı olayın meydana geldiği tarihtir. Mahkemece hükmedilen manevi tazminata kararın kesinleşme tarihinden faiz yürütülmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK.438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına ve hükmün 2.maddesindeki “kararın kesinleşme tarihinden” kelimelerinin silinerek yerine “olay tarihinden” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına karar verildi.”

Hukuk Genel Kurulu, 23.6.2004, 13/291-370

“Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır.”

4. Hukuk Dairesi, 14.05.1998, 9223-3428

“Trafik kazasında ağır yaralanan ve yüzünde sabit esen niteliğinde iz kalan kız çocuğunun durumu, tüm yaşamı boyunca aile içinde bunu izlemek zorunda kalacak olan babanın duygusal kişilik değerlerine saldırı oluşturur. (BK.47,49) Aile içinde babanın çocuğunun yüzüne her bakışında üzüntü duyması kaçınılmazdır. Açıklanan bu duruma göre, mahkemenin sorunu çözmede, Borçlar Kanunu’nun 47.maddesini aşarak genel bir nitelik taşıyan BK.49. maddesine göre uygulama yapması gerekirken, bunun aksi bir düşünce ile “manevi tazminat” isteğinin reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.”

21. Hukuk Dairesi, 07.10.1997, 6111-6174

“Cismani zarar, vücut bütünlüğüne karşı ika edilen zarar olup, bu kavrama ruhsal bütünlük de dahil olmakla, doğrudan zarara uğrayanın eş ve çocuklarının ruhsal sağlığını şok geçirecek derecede ağır biçimde bozulup tedavi olmak zorunda kalmaları durumunda, nedensellik bağı gerçekleşmiş sayılacağından, BK.47. maddesine dayanılarak manevi tazminat istenebilir.”

21. Hukuk Dairesi, 2011/12661

“2005 yılında gerçekleşene iş kazası neticesinde %10.3 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan işçi %30 oranında, davalı işverenler toplam %70 oranında kusurlu olduğundan 20.000 TL olarak hükmedilen manevi tazminatın miktarı yüksektir.”

17. Hukuk Dairesi, 2015/10507

“Ölümlü trafik kazasında vefat eden E’nin 25 yaşında olması, araç sürücüsünün de tam kusurlu olmasına rağmen davacı baba için 15.000,00 TL, davacı anne için 15.000,00 TL, davacı kardeş F. için 9.000,00 TL, davacı kardeş için Y. için 7.000,00 TL olarak belirlenen manevi tazminat miktarı oldukça azdır.”

21. Hukuk Dairesi, 2017/1618

“Gerçekten, hukuka aykırı bir eylem yüzünden çekilen elem ve üzüntüler, o tarihte duyulan ve duyulması gereken bir haldir. Başka bir anlatımla üzüntü ve acıyı zamana yaymak suretiyle, manevi tazminatın bölünmesi, bir kısmının davaya konu yapılması kalanın saklı tutulması olanağı yoktur. Niteliği itibariyle manevi tazminat bölünemez. Bir defada istenilmesi gerekir. Yargıtay H.G.K’nun 25.09.1996 gün ve 1996/21-397-637 karar ile 13.10.1999 gün ve 1999/21-684-818 Sayılı kararı da bu doğrultudadır. somut olayda, davacı tarafın asıl dava dosyasında talep ettikleri manevi tazminat miktarını daha sonra açtıkları birleşen dava dosyasında artırması, sonrasında yerel mahkeme tarafından asıl dava dosyasında talep edilen manevi tazminat miktarlarını aşacak şekilde davacılar yararına manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi hatalı olmuştur.”

Kaynakça

Jean RIVERO/ Jean WALINE, Droit Administratif, 20. édition, Dalloz, Paris, 2004, s. 402; GÖZLER: a.g.e., s. 1192 vd; E. Ethem ATAY/Hasan ODABAŞI/Hasan Tahsin GÖKCAN: Teori ve Yargı Kararları Işığında İdarenin Sorumluluğu ve Tazminat Davaları, Seçkin, Ankara, 2003, s. 160 vd.

HELVACI, a.g.e., s. 113 ve dipnot 338.

Anayasa Mahkemesinin 11.02.1969 tarih ve E. 1968/ 33, K. 1969/ 12 sayılı kararı, AMKD, Sayı 7, s. 242.

492 sayılı Harçlar Kanunu

Avukatlık Ücret Tarifesi

Latest posts by Aslıhan CEYLAN (see all)

4 thoughts on “Manevi Tazminat Davası Hesaplama”

Yorum bırakın

Yorumunuza yalnızca isminizi eklemeniz yeterlidir.

Yorum yaptığınızda, isminiz bir dahaki sefere hatırlatılmak üzere tarayıcınıza kaydedilebilir. Detaylı bilgi için Kullanım Koşulları ile Gizlilik ve Çerez Politikamızı okuyabilirsiniz.