Piramit Satış Sistemi

Piramit Satış Sistemi

Eda Özdemir

Yazar:

Eda ÖZDEMİR

Çalışma Alanları: Anayasa Hukuku │ Genel Kamu Hukuku │ İdare Hukuku │ Ceza Hukuku │ Tüketici Hukuku │ Uluslararası Hukuk

Piramit Satış Sistemi Nedir?

Piramit satış sistemi nedir sorusunun cevabı ülkemizde yaşanan son olaylarla birlikte merak edilen ve cevabı sıkça aranan bir hale gelmiştir. Saadet zinciri, titan- matematiksel kazanç sistemi, kartopu sistemi, ponzi şeması, piramit şeması gibi isimlerle de bilinen piramit satış sisteminin ne olduğu ise Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun madde 80 ‘de açıklanmıştır. Bu maddeye göre; “Piramit satış; katılımcılarına bir miktar para veya malvarlığı ortaya koymak karşılığında, sisteme aynı şartlar altında başka katılımcılar bulma koşuluyla bir para veya malvarlığı kazancı olanağı ümidi veren ve malvarlığı kazancının elde edilmesini tamamen veya kısmen diğer katılımcıların da koşullara uygun davranmasına bağlı kılan, gerçekçi olmayan veya gerçekleşmesi çok güç olan kazanç beklentisi sistemidir.”

Piramit satış sistemleri, ilk olarak 1919 yılında Charles Ponzi’nin geliştirdiği uluslararası kupon ödemeleri sistemi olan Ponzi Şeması ile ortaya çıkmıştır. Uluslararası geri ödeme kuponlarının ülkeler arası fiyat farklılığından kâr etmek amacıyla kurulan sisteme göre, ne kadar kişi dahil edilirse elde edilecek gelir de o kadar artacaktır. Ancak piramit olarak büyüyen sistem en sonunda çökmüş ve böylece piramit satış sisteminin sürdürülemez olduğu daha ilk örnekten açıkça kendisini göstermiştir.

Piramit Satış Sisteminin Unsurları

Piramit satış sistemleri, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun madde 80 ‘den çıkartılabileceği üzere aşağıda sayılan unsurlara sahiptir.

-Katılımcıların sisteme girmek için bir miktar para veya malvarlığı ortaya koyması

-Piramit sistem oluşması için sisteme aynı şartlar altında başka katılımcılar bulma, sınırsız bir katılımcı zinciri

-Katılımcılara para veya malvarlığı kazancı ümidi vermesi

-Kazancın elde edilmesinin diğer katılımcıların da sisteme uygun davranmasına bağlı olması

-Sistemin sürdürülemez ve kazanç beklentisinin gerçekçi olmaması

Üyeler sistemin sınırsız katılımcısı içinde hangi kademede olduklarını bilemezler ve ilk kademedekilerin karlı çıkma olasılığı ne kadar yüksek ise son kademelerdeki katılımcıların zararı da o kadar yüksektir.

Piramit Satış Sistemi Yasak mı?

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun madde 80 ‘in devamında yer alan Piramit satış sisteminin kurulması, yayılması veya tavsiye edilmesi yasaktır.” hükmü ile piramit satış sistemi yasaklandı. Piramit satış sistemi yasak mı sorusuna kanunun verdiği bu açık cevap sistemin sürdürülemez olması ve gerçekçi olmamasından kaynaklanmaktadır. Kişilerin güvenine dayalı olarak malvarlıklarını yatırdıkları bir sistemin ise sürdürülemez ve gerçekçi olmaması işlem güvenliğini ve hukuk güvenliğini zedeleyecek niteliktedir. Hukuk düzeni, kişilerin işlem güvenliğini özellikle tüketicilerin işlem güvenliğini korumaya özen göstermektedir. Bu husus Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) birinci maddesinde ve sekseninci maddesinin gerekçesinde açıklanmaktadır.

TKHK m.1’e göre; “Bu Kanunun amacı; kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konulardaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir.”

TKHK m.80’in gerekçesi ise; “Çok sayıda mağduriyetin yaşandığı ve tamamen belli kişilerin para kazanması sistemine dayanan ‘saadet zinciri’ benzeri yapılar hakkında ilgili mevzuatta herhangi bir düzenleme bulunmamasının bu sistemin ülkemizde yaygınlaşmasına yol açması sebebiyle bu sistemi yasaklayan bir hükmün yeni 80’inci madde olarak metne eklenmesi ve diğer maddelerin teselsül ettirilmesi suretiyle kabul edilmiştir.”

Piramit Satışa Karşı Alınacak Önlemler

TKHK m.80/3’te yer alan “Bakanlık, piramit satış sistemleri ile ilgili gerekli incelemeleri yapmaya ve varsa elektronik sistemin ülkemizde durdurulması dâhil ilgili kamu kurum veya kuruluşlarıyla iş birliği içinde gerekli önlemleri almaya yetkilidir.” hükmü ise Gümrük ve Ticaret Bakanlığının bu konudaki rolüne vurgu yapmaktadır.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 02.04.2018 tarih ve 2016/21088 Esas ve 2018/4070 Karar sayılı ilamı da bu konuda şöyle demektedir:

“…öncelikle 6502 sayılı Kanunun 80. maddesi uyarınca piramit satışın unsurları, şartları ve sistemin özellikleri dikkate alınarak taraflar arasında yapılan satışının piramit satış olup olmadığının tespitinin yapılması gerekmekte olup, bu amaçla Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın davalı şirket hakkındaki son denetim raporu da getirtilerek konusunda uzman bilirkişiden taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, açıklanan hususlar göz ardı edilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir…”

Piramit Satış Cezası

TKHK’ye göre

‘Saadet Zinciri’ olarak da bilinen piramit satış kanun koyucu tarafından 2014 yılında yürürlüğe giren Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun madde 80 ile yasaklanmıştır. Aynı kanunun 77. maddesinin 17. fıkrasında piramit satış cezası hükme bağlanmıştır.

Ceza hükümleri yan başlıklı 77. Maddenin 17. Fıkrası şu şekildedir: “Bu Kanunun 80 inci maddesine aykırı olarak piramit satış sistemini başlatan, düzenleyen veya toplantı, elektronik posta veya diğer birçok kimsenin de katılımını sağlamaya elverişli yöntemlerle yayan veya böyle bir sistemin diğer bir şekilde yayılmasını ticari amaçlarla destekleyenler hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.”

TCK’ye göre

Piramit satış cezası Türk Ceza kanununun ilgili hükümlerine yapılan atıfla, TCK m.157’de düzenlenen dolandırıcılık suçu olarak karşımıza çıkmaktadır. Dolandırıcılık suçu: “Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası verilir.” şeklinde düzenlenmiştir.

YARGITAY. HGK.1999/13-978, K. 1999/955, T. 17.11.1999

“Davacı, ne kadar çok kişiyi kandırıp sisteme dahil edersen o kadar para kazanırsın esasına dayalı olan, Titan-matematiksel kazanç sistemine yanıltılıp, kandırılarak imzaladığı 18.1.1998 tarihli sözleşme ile girdiğini, sözleşmede öngörülen gayenin gerçekleşmesinin mümkün olmadığı gibi sözleşmenin ahlaka, adaba ve kamu düzenine aykırı olup, geçersiz olduğundan, sistem yöneticisi olan davalıya ödediği paranın tahsilini istemiştir. Titan- Matematiksel kazanç sistemi, güttüğü gaye itibariyle ahlaka ve adaba aykırı, kanunun suç sayıp yasakladığı faaliyetlerden olup, kumar mahiyetindedir.

Ancak davacı da başkalarını yanıltıp, sisteme dahil ederek kazanç sağlamak gayesiyle sözleşme imzalayıp sisteme girmiştir. Bu durumda davacı da iyiniyetli olmayıp, haksız ve ahlaka aykırı şekilde kazanç sağlamak peşindedir. Sistemin deşifre olup, tıkanması nedeniyle istediği kazancı sağlayamayacağını anladığında bu davayı açmıştır. Kanun kötü niyeti himaye etmediği gibi, BK. 65. maddesi hükmüne göre haksız veya ahlaka aykırı bir maksat istihsali için verilen şeyin istirdadı da mümkün değildir. Davanın bu nedenle reddi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir…” gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.»

Yargıtay’ın 1999 yılında verdiği bu kararda da görüleceği üzere sisteme katılan kişiler de başkalarını aldatarak sisteme dahil ederek para kazanma amacıyla sisteme girdikleri için iyiniyetli kabul edilmeyeceği, kanunun kötü niyeti himaye etmeyeceği vurgulanmıştır.  Bu sistemde mağdur olan kişilerin aynı zamanda sanık olarak da yargılanabilmeleri mümkündür. Şöyle ki sistemin kurucusu tarafından sisteme üye kazandırmak şartıyla dahil edilen bir kişi mağdurdur ancak sisteme kazandırdığı üyelere karşı cezai sorumluluğu doğacaktır.

Network Satış

Piramit satış sistemi ile sıklıkla karıştırılan ve karşılaştırılan bir sistem olan network satış, ‘Network çalışma sistemi nedir?’ sorusunun da sıklıkla sorulmasına neden olmaktadır. Peki, network çalışma sistemi nedir?

Network satış, ‘çok katmanlı pazarlama’ olarak da bilinen, doğrudan satışın gelişmiş ve güncellenmiş hali olan bir satış yöntemidir. Doğrudan satış bir mal ya da hizmetin, tüketicilere yüz yüze bir ilişkiyle ve genellikle de evlerde, işyerlerinde ve perakende satış noktası sayılamayacak yerlerde, bir kişi tarafından anlatılarak tanıtıldığı bir satış yöntemidir. Network satış ise bunun geliştirilmesiyle kişinin kendi satışından elde ettiği kazanç yanında sisteme üye eklemesi ve onların da başka üyeler eklemesi yoluyla elde ettiği kazanç olarak karşımıza çıkmaktadır. Network satış, yasal bir satış yöntemi olup, bir satış organizasyonu kurulmasını sağlamaktadır.

Piramit Sistem – Network Satış Farkları

Uygulamada sıklıkla karıştırılan bu iki satış sistemi esasında birbirinden oldukça farklılık göstermektedir. En önemli farklılığı ise birinin yasal olup teşvik edilmesi söz konusuyken, diğerinin kanun tarafından yasaklanıp cezai yaptırımının hükme alınmasıdır.

1.Piramit satış sisteminde esas olan ürün satıp kazanç elde etmek değil, kişilerin sisteme yeni üyeler kazandırmasıyla malvarlığı artışı sağlanmasıdır. Network satışta ise esas olan ürünlerin satışıdır, yeni üye katmak zorunlu olmayıp,  kişiler yeni üyeler sayesinde belirli komisyonlara hak kazanırlar.

2.Piramit sisteme girişte belirli bir para veya malvarlığı değerinin temin edilmesi şarttır. Network satışta genellikle bir zorunluluk olmayıp bazı hallerde kayıt ücreti alınmaktadır.

3.Piramit sistemde üyelerin belirli ürünü alması zorunludur, sistemden çıktıklarında bu ürün iade alınmaz ve ücret iade edilmez. Network satışta ise satılacak ürünler indirimli olarak alınır ancak pazarlanamaz ise iadesi mümkündür hatta garanti edilir.

Piramit Sistem Örnekleri

Piramit sistem, dünyanın çeşitli yerlerinde farklı isimlerle görülmektedir. Türkiye’de ise 2016 yılında kurulan Çiftlik bank oyunu ile tekrar gündeme gelen sistem, 1990’lı yılların sonunda Titan Saadet Zinciri olarak ülkemizde tanınmaya başlamıştır

Çiftlik Bank olayı

Çiftlik bank 2016 yılında bir internet oyunu olarak kuruldu. Oyunda olan hayvanları satın alma, besleme, depo gibi masraflar için ve kazanç elde edebilmek için dijital olarak para yatırmak gerekiyordu. Katılımcılara oyunda satın aldıkları hayvanların gerçek çiftliklerde oldukları garanti ediliyor hatta bu çiftliklerden elde edildiği iddia edilen süt gibi ürünler satışa çıkarılıyordu.

Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) raporunda Çiftlik Bank’ın 2016-2017 arasında 77 bin 843 kişiden 511,7 milyon TL topladığı açıklandı. 62 bin 877 kişiye 398,3 milyon TL ödeme yapılırken kalan 113,4 milyon TL’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde kurulan şirkete aktarıldığı ortaya çıkmış, oradan da Çiftlik Bank’ın kurucusu Mehmet Aydın’ın ve karısının şahsi hesaplarına paranın gönderildiği belirlenmiştir. SPK ise 2017 yılının sonlarında artan şikayetler üzerine harekete geçerek Çiftlik bank hakkında suç duyurusunda bulundu. Bu suç duyurusundan sonra Çiftlik bankın saadet zinciri olmadığını kanıtlamak amacıyla üye alımına son verildiği duyuruldu ancak yine de soruşturmanın başlamasına engel olunamadı. Mehmet Aydın’ın yurtdışına kaçmasından sonra ise 2018 yılında hakkında kırmızı bülten çıkarıldı ve 2021 yılının başlarında Brezilya’da teslim olması üzerine yargılanmak üzere Türkiye’ye getirildi. Mehmet Aydın’ın yargı süreci devam ederken ülkemizde bu sistemin örneklerine hala daha rastlandığını görmekteyiz.

Gümrük ve Ticaret Bakanının 2018 yılında, Çiftlik bank olaylarından sonra yaptığı açıklamaya göre ülkemizde güncel olarak 11 tane daha piramit satış sistemleri mevcut durumda: “Bu anlamda sadece Çiftlik Bank değil, 11 tane daha birbirine benzer, adeta bir saadet zinciri kuran ve temel mantığı da bir müşterinin bir başka müşteriyi getirerek birbirini finanse ettiği bir sistem oluşturuyorlar. Bu sistemin yanlışlarını, tüketiciyi ve vatandaşı mağdur eden yönünü ve cezai yönünü de düzenlemek lazım.”


Kaynakça
-Yargıtay Kararları
-Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun
-Türk Ceza Kanunu


Latest posts by Eda ÖZDEMİR (see all)

17 thoughts on “Piramit Satış Sistemi”

  1. Çok başarılı ve açıklayıcı bir yazı olmuş .çok beğendim yine ve yine ellerine sağlık :))))))

  2. Güncel konular hakkında güncel ve açıklayıcı bilgiler veriyor olmanız, burayı takip etmeye dair isteğimi artırıyor. Emeğinize sağlık.

  3. Aylık belli bir katılımla üye olup kurayla ev sahibi yaptıkları vaadiyle hizmet veren firmalar hakkında da oluşan mağduriyetlere dair bir yazı bekleriz. Güzel bir yazı olmuş emeğinize sağlık

    1. Türkiye de 2019 dan beri var olan bir piramit sistemi mevcut ve katılımdaki herkes için ücret ödemek zorunlu. Sisteme katılırken mutlaka birisinin referansı ile (üst üye oluyor) giriş yapıyorsunuz. Sisteme kattığınız her üyeden komisyon alıyorsunuz ve üye getirmediğiniz zaman hiçbir ödeme almadığınız İçin sistem uzun süredir sürüyor. Sadece belli (piramitin en tepesi) düzenli maaş alıyorlar. Konuştuğum bir kişi sadece üye yaptıklarından 1-1,5 milyon TL arasında son bir yılda komisyon almış.

  4. Böyle güncel bir olayın hukuki yönü hakkında bilgilendirdiğiniz için teşekkür ederim. Faydalı bir paylaşım olmuş.

Yorum bırakın

Yorumunuza yalnızca isminizi eklemeniz yeterlidir.

Yorum yaptığınızda, isminiz bir dahaki sefere hatırlatılmak üzere tarayıcınıza kaydedilebilir. Detaylı bilgi için Kullanım Koşulları ile Gizlilik ve Çerez Politikamızı okuyabilirsiniz.